Ey…,,yyy!
Şanlı Türk evladı;
Altaylarıdan bir nehirden akıp gelen,
Oğuzlardan asil soydan,
Yirmi dört boydansın
Aya, yıldızlara, güneşe benzersin,
Sahte ;
Dostlukların çivisi çıktı.
Ak kara, kara ak oldu,
Her şey yalan dolan.
Etrafına bir bak;
İnsan vardır ışık saçar dünyaya,
Benzer göklerdeki yıldıza aya,
Eğer muhtaç isen bir damla suya,
Rahmet olup, yağan yağmura benzer
İnsan vardır bilim ile demlenir,
Nerede o dolup taşan,
Bendini aşan insanlar,
Ölçü mizan, tartı düzen,
Nerede? Her şey para oldu.
Nerede? O serden geçtiler,
Gel ili kadeh içelim,
İki güzel kelam ile,
Eski dostları analım,
dua ile, selam ile.
Nerede o eski günler,
Akşam karanlığından,
sabaha kadar,
Başımı çevirdim yüce kabrine,
Derin duygularla Hülya’ya daldım,
Doyamadım seyrine ey! yyy Şanlı Serdar.
Senden öncekiler;
Kimi minnet, kimi rahmetle anıldılar..
Ya sen;
Bu ne hırs, hiddet ve kibir,
bozuk şiraze gibisin,
ne söz dinlersin ne fikir.
Dün geçe seni rüyamda gördüm ,
Oturuyordun yüce tanrı dağında,
Huşuyla el pençe önünde durdum,
Buyurdun bakarak ne haber çocuk?
Utancımdan kızardım konuşamadım,
Yüreğimi;
Sana bırakıyorum emanettir,
Sakın çöpe atma.
Hırsızlar kol geziyor,
Dikkat et çalınmasın,
Seninkinin ,
İlkbahar günleri bulutlar ağlar,
Gözyaşlarını içer susamış toprak.
Altın kemer gökkuşağı,
Rengarenk hayallerimizi süsler.
Topraktan gürül- gürül pınarlar çağlar,
Yeşerir içimizde güçlü umutlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!