Aklın karanlığında,
Bağdaş kurup, oturmuş,
Kula;
Kul olmuş tanrı adına tutsak.
Bir;
Kör ebe oyunudur oynanan.
Gölge oyunu;
Bin yıllık efsanedir,
Hele-hele;
Hacivat ve Karagöz
muhteşemdir,
Çocukların sevinç kaynağıdır.
Kökleri; üç kıtaya yayılan,
ulu Çınardan günümüze ne kaldı?
Halimize bir bakın;
Borç desen katmerlişi,
Cehalet desen mekteplisi,
İhanet desen şerbetlisi,
Başındaki padişahın,
Gölgesi idi Allah’ın.
Bir güneş doğdu tanrıdan,
Gölgeden kurtardı seni.
Sual eyle, sor Kamil’e,
Vayyy vayyy
Bu ne şirinlik ya rab!
Sakın nazar değmesin,
Sen koru yüce Allah.
Bal desem zaten balsın,
Dünyaya hükümran bir ülke iken,
Elimizde kaldı tek Anadolu,
Onuda satıyorlar haraç mezata,
İçim kan ağlıyor, yüreğim dolu.
Atamın emanetleri nerede hani?
Aslanlar;
Üşüşmüşler sofra başına,
Sırtlanlar; sırada bekler.
Tilkiler; pusuda Tam siper.
Akbabalar; fırsat kollar.
Ya çakallar;
Hekim hanım; kızım,
beyaz kanatlı kelebeğim.
Öğle bir dünya bahşettin ki,
Başının ağrımasına dayanamam.
Naif yufka yürek sende,
Sen hiç aç;
Bir simit'e muhtaç kaldın mı.
Ben;;
Kula kul oldum,
Bir lokma ekmek için
mahkum oldum.
Ey…,,yyy!
Şanlı Türk evladı;
Altaylarıdan bir nehirden akıp gelen,
Oğuzlardan asil soydan,
Yirmi dört boydansın
Aya, yıldızlara, güneşe benzersin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!