Ey şaşkın!
görmez mısın,
Kafanı kaldır bak.
Cemşit ağa köyden gelmiş gördün mü?
Pınar gibi saf, yüreği ak pak,
Çıkınında dolu- dolu, kucak-kucak sevgi var,
Yüreğime;
İki tohum düştü tanrıdan,
Biri al, biri ak,
Biri kaymak biri bal.
Sevinç;
Aslanlar;
Üşüşmüşler sofra başına,
Sırtlanlar; sırada bekler.
Tilkiler; pusuda Tam siper.
Akbabalar; fırsat kollar.
Ya çakallar;
Gel ili kadeh içelim,
İki güzel kelam ile,
Eski dostları analım,
dua ile, selam ile.
Nerede o eski günler,
Akşam karanlığından,
sabaha kadar,
Başımı çevirdim yüce kabrine,
Derin duygularla Hülya’ya daldım,
Doyamadım seyrine ey! yyy Şanlı Serdar.
Senden öncekiler;
Kimi minnet, kimi rahmetle anıldılar..
Ya sen;
Bu ne hırs, hiddet ve kibir,
bozuk şiraze gibisin,
ne söz dinlersin ne fikir.
Dün geçe seni rüyamda gördüm ,
Oturuyordun yüce tanrı dağında,
Huşuyla el pençe önünde durdum,
Buyurdun bakarak ne haber çocuk?
Utancımdan kızardım konuşamadım,
Vayyy vayyy
Bu ne şirinlik ya rab!
Sakın nazar değmesin,
Sen koru yüce Allah.
Bal desem zaten balsın,
Dünyaya hükümran bir ülke iken,
Elimizde kaldı tek Anadolu,
Onuda satıyorlar haraç mezata,
İçim kan ağlıyor, yüreğim dolu.
Atamın emanetleri nerede hani?
Hekim hanım; kızım,
beyaz kanatlı kelebeğim.
Öğle bir dünya bahşettin ki,
Başının ağrımasına dayanamam.
Naif yufka yürek sende,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!