Biz kimiz;
Türk'meniz, Azeri'yiz, Tatar'ız, Kırgız'ız,
Yörük'üz, Gagavuz'uz, Özbek'iz.
Bize bizden başka yoktur yar,
Dağlarında güller açar diyar, diyar.
Necip bir milletiz yirmi dört ayar.
inci-inci,
Boncuk-boncuk,
Siyah pırlantalar,
Vahşi doğanın,
Silahsız askerleri.
Gizemli dünyanızda,
Aklın karanlığında,
Bağdaş kurup, oturmuş,
Kula;
Kul olmuş tanrı adına tutsak.
Bir;
Kör ebe oyunudur oynanan.
Kökleri; üç kıtaya yayılan,
ulu Çınardan günümüze ne kaldı?
Halimize bir bakın;
Borç desen katmerlişi,
Cehalet desen mekteplisi,
İhanet desen şerbetlisi,
Asırlardır ve yiğitler kayırdın,
Tetim öksüz kurdu, kuşu doyırdun,
Gündüzleri gecelere çevirdin,
Yörük dağı zalimlara geçit verme ne olur.
Derde düşen gelir çalar kapını,
Seller akıyordu dün;
Gündüz gece “ANITKABİİR”de,
Aralıksız, durmadan.
Sade, duru,
Etrafını kirletmeden,
Benim delim;,
Hem deli, hem velidir.
Bir kavak gibi dik.
salkım söğüt gibi. alçak gönlüdür.
Gülenle Gülen,
Ağlayanla ağlayan yufka yüreklidir.
İlkbahar günleri bulutlar ağlar,
Gözyaşlarını içer susamış toprak.
Altın kemer gökkuşağı,
Rengarenk hayallerimizi süsler.
Topraktan gürül- gürül pınarlar çağlar,
Yeşerir içimizde güçlü umutlar.
Buralarda devran düzen bozuldu,
Yüreklere kötü tohum döküldü,
Mertlik yere düştü garip ezildi,
gidelim bizim köye ne dersin.
Bizim köyde koyun kuzu meleşir, Arı balla, At tayı ile oynaşır. Yavuklular bağ. Bahçede koklaşır, Gel gidelim bizim köye ne dersin.
Dil söyler saklanır,
Baş belaya katlanır..
Konuşanı , susturma dönemi.
Liyakat neymiş, efendim,
Sadakat en büyük liyakat.
İrfanı hür, vicdanı ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!