Eskiden telefonun başında beklerdim aramanı
hep aynı saatte
yani sabah yedide
Çalarken telefon yüreğim ağzıma gelirdi
ellerim titrer ve sesim kesilirdi
İçimden dökülmesin artık
kendi sesim…
Hiç bir kök merhem olmasın
yarama…
Bırak kırlangıçlar geçsin
üstümden…
ÇOCUK
Topraklar çatlamış orta yerinden
çırılçıplak kalmış satır başı susmalar
çaresizliği fısıldar şairler
delik deşik olmuş tüm renkleri
Sevip de söyleyememek
söyleyip de dokunamamak
dokunup da hissedememek
gitmek isteyip de gidememek
kalmak isteyip de kalamamak
Arap saçı olmuş duygular
Ben kimim neredeyim bilmiyorum
karmakarışık duyguların esiri olmuş yüreğim
senin yokluğunda canımın yangınını hissetsem de
dönmek ölümdür bedenime
arada kalmış yüreğimin acizliğinde
isyan duygularım ayaklanıyor sabahın ilk ışıklarında
Bir yalanı saklıyor sanki sözlerin
ve gözlerinde derin bir karanlık görüyorum
sanki titriyor sesin dudaklarında
ellerin olmadığı kadar soğuk
hislerim karmakarışık
yıldızları izliyorum hayalinle
Aşk Bitti Dedikçe
"Aşk da bitti" diyordu şair
Soluksuzca tekrar tekrar
duyunca acıyan sesini
aklımdan silmek istediğim
Gece karanlığı kucaklarken
kızılca parlaklığın arasında bir suret belirir
Mavi, masmavi iken birdenbire siyah bir pelerine bürünür
sonra bütün pencerelerden rüzgar eser
Düş evlerin yıkılır...
Yağmurlu bir havada şemsiyesiz çıkmalıydı
ve sırılsıklam olana kadar kalmalıydı el ele
çiseleyen yağmurun altında üşümeden sarılmalıydı bedenler
Güneşi yutmuşçasına yanmalıydı kalbin sıcak nefesinde
Canım yandığında
sen üzülme diye
sakladığım gözyaşımı
özlemin haddini aştığı
zamanlarda
sen diye sarıldığım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!