Sen misin yer?
Sen misin gök?
Sen misin sevgi ormanındaki her kök?
Sen misin,
Hayat alfabesindeki,
Her Neşe ve duyduğum her ses?
Karaya oturan, hayallerim;
Rengi solan, ümidim;
İçimi kanatan, hasretin oldu.
Ufku kaplayan, gözler,
Gönlümü okşayan, sözler,
Birgün olur da artık, sevemezsem seni;
Bil ki ben, hasretinle ölmüşümdür.
Duyamazsam çağıran, güzel sesini;
Sevdiğimden uzak gömülmüşümdür!
Özledim ceylan gözlüm,
Seninle el ele, çocukluğumu özledim.
Kalbime dokunan gülüşünü,
Muhtaç olduğum, merhameti özledim.
Aşka davet eden, kucağını özledim;
Akıllara zarar, endamını özledim.
Gel artık ey sevdiğim!
Kucak kucak sevgiyle gel.
Serinlet kavrulan şu yüreğimi;
Bir biri ardına, dalgaları sürükleyen,
Rüzgar gibi gel!
Bana sen;
Uzak uzak illerden;
Erişmesi güç tepelerden;
Kış ayazındaki, serin yelden;
Gecenin siyahı ve tüm bilinmezlerden;
Gözlerimi kamaştıran ve yüreğimi zıplatan;
Ben bu kadar yanmazdım, sen yakmasan,
Asla aldanmazdım!
Ardıma bile bakmazdım, bakan sen olmasan!..
Şiir de yazmazdım, asi veya aciz bile değildim.
Hatta yakmıştım gemileri; bırakmazdım sen bırakmasan!
Gülüyordu bahtım, bir günde soldu;
En yakın dostum, yalnızlık oldu.
Gitti elimden sevdiğim, tek gerçeğim oydu;
Hayaller hatırda kaldı, planlar bozuldu.
Bir sendin uzak, şu yalnızlığıma...
Yine bir sendin aslında,
En tatlı bir hayal de olsa,
Her zaman yanımda...
Şöyle bir bakıyorum da,
Sabırla,
Bekliyorum aşkı;
Sevdiğini öpemeyen,
Dudaklar gibi...
Belki hiç gelmeyecek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!