sen şimdi o yolu tek başına lacivert çizgiler olmadan da geçersin
hiçbir mevsimde
turuncu yağmur olmadığı gibi
benim de mavi rüzgarlarım yok bu şehirde
bazen, beyaz sakallarını suda ıslattığını
ve beyninin hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum
hep geç kalır gibi yapıyorsun
ve telefonda çok konuşuyorsun mesela
kitabı yarıda bırakıp, orgazm sesleri çıkartıyorsun
su dökesim geliyor, ahizeye /
İnanmak istemediğin şeyler olabilir
aklın, iki dudağının arasında mekik dokuyorsa acilen kalbinin yerini değiştir
belki siyah bir delik açılır göğe
bir yağmur başlar
o an esmer bir kelimeyi hızla sokuyorum
içlik cebime
-sen burada
bekle!
belki yarına yani bahaneler bulursun
belki öğrenirsin o ilk çizgi
yerleştiğinde yüzüne
ve küçük nehirlerin
büyük denizlerden tek farkı var
denk düşmek, iki çiçeğe
benim omurgam karnımdan büyük, güvercinim
kanat takıp baykuş olmak
istiyorum bu yüzden
ve hala, konuşurken
üstünde koşamadığım bir çocukluğum var
böyle yürüyünce sızlıyor
arada bir de oksa istiyorum
onu ve karnımı
beni kalın dudaklı bir bahar akşamı
doğurmuş annem
böyle , bağıra, bağıra
o yüzden şeker portakalına benzetirler
beni çoğu zaman
şimdi, içimin içine yazdığı bu şiir
kaç zarftan, kaç harf olarak çıkar sana ufalanmış olarak, bilemem
bilmek de istemem
neticede serçe parmağımla bir kuşun
resmini çekebilseydim
böyle bir şeyin üstünü karalamaktan
vaz geçerdim
ve soğuk bir mermer taşında tek ayak beklemezdim kimseyi
sen hiç, fesleğenleri ağlarken gördün mü
yalan olmasın
ben görmedim !
Özge Özgen
Kayıt Tarihi : 30.08.2020 00:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!