EYLÜL DE GEL
Kara kışın hatırası…
Kara kıştı…
Sobanın üstünde kestaneler,
evin içinde çocukluğumuzun kokusu.
Tek kanallı siyah beyaz bir televizyon,
ekranda hayat,
içimizde binbir türlü hayal…
Fondan Alpay’ın sesi yükseliyordu:
“Eylül de Gel…”
Dışarıda ayaz,
içimde senin adın.
Bir şarkı geçiyordu eski zamanlardan,
ben yine en çok sana takılıyordum.
Meğer insanın en çok üşüdüğü yer elleri değilmiş,
bir zamanlar sıcacık olan hatıralarıymış.
Kestaneler çatladıkça sobada,
bir şeyler kırılıyordu içimde.
Belki büyümek dediğin buydu,
belki de geçmişin insanın kalbine
usulca oturması…
Şimdi ne o soba,
ne o siyah beyaz akşamlar,
ne de aynı yerinden yakalayan
o eski şarkılar var.
Ama ne zaman bir Eylül geçse içimden,
bir kara kış düşer aklıma;
ve ben, bunca yılın ardından bile,
seni hatırlayınca içimde
incecik bir sızı…
Muhsin Yener
Muhsin YenerKayıt Tarihi : 14.08.2007 13:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ŞİİRİMİN HİKAYESİ...




bu bakış açısıyla sanmam
baharın müjdesi
köyümün kokusu
sevgiliye sunmaya kıyamadığım
koparıp falbakmalarını hazmedemedğim
Allaha emanet olasınız gardaş
Sevginin para ile satıldığı
Şu dünyada
Sana ne şikayet edebilirim.
Şimdi kara bulutlar gibi
Dolmuş gözlerim
Gideceğin gün papatyam
gönlümde kopacak
fırtınayı bekler gibiyim
“ogün”
mahşer günü yaşamayacak
benden başka kimse
gitmeden önce senden ölümümü
isteyeceğim.
Çok güzel dizelerdi emeğinize sağlık tebrikler.
Sevginin para ile satıldığı
Şu dünyada
Sana ne şikayet edebilirim.
Muhsın bey bu ara şiirlerın yok yenı şiirler beklıyoruz grup sayfasında paylaşım için aldım şiirini gidiyorum resım müzık ve şiirin çok güzel gönlüne sağlık sevgilerr
TÜM YORUMLAR (73)