Sen ve ben nötron yıldızları gibiyiz,
Hem aynı, hem ayrı,
Hem de ayrılmaz bağlarla bağlı...
Birbirimizin etrafında döneriz,
Çarpışmamak için direniriz,
Üç noktayı severim,
Sonsuzluktur diyarım
Ruhumun aşkında,
Hep egomla savaşım
Rövanşı kim alacak
Bakalım
Soruyorsun zihnime sessizce,
“Sen” ben miyim?
“Hayır! ”…
Zihnimdeki yankın bu kadar netken
Ne diyebilirim ki? ...
"Sen" diye bir şey yok,
SEN’den yükselecek sözler,
Ve benden akacak dizeler var
Aşka aşık yüreklere…
Tut ellerimi, kavuş düşlerime,
Düşler vadisinde yol al benimle,
Yokluğunda,
Susmuş derinlikler….
Suskunluğunda,
Dilsiz melekler….
Kim söyleyecek
Şimdi ruhumun şarkısın? ...
Ben bilmem, Ramtha, Hathor, Kryon
Ben anlamam, Zeta- Nordic savaşı falan filan(!)
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni :)))
Bilmem hala kırgın mısın? ...
Seni aramam, sormam mı sanırsın,
Ah bir bilsen, nasıl da yanılırsın…
Gökyüzü iyi tanır beni mesela…
Melekler, yükselmiş üstadlar ve Yaradan…
İnanmazsan sor onlara,
Yıldızlar kaybolduğun da
Hüzünler çoğalır,
Yağmurun hüznünde
Bazen yürek de ıslanır.
Yüreğim ağlamıyor, kanıyor çocuk
Gittiğinden beri,
Sen o minicik kara gözleri ölüme teslim
Ettiğinden beri…
Hain ruhlar neyin peşinde? ...
Kara yılanlar, yükseklerde uçan ak güvercinlere gıptayla bakar lakin onların mertebelerine ulaşmaları imkansızdır. Tek yapabildikleri çatallı dillerini savura savura zehirlerin, güvercinlere nasıl akıtacaklarını düşünmektir. Ama onlar her ne yaparlarsa yapsınlar hangi kariyerlere ulaşırlarsa ulaşsınlar sürüngen olarak kalırlar. Tek yükseliş şansları, avcı bir kuşun pençeleridir. İnaçları her ne olursa olsun, onlar daima şeytanın sembolüdürler ve yılan olmaktan vazgeçmedikleri müddetçe şeytanın sürünen uşakları olmayı sürdürürler. Onlar lanetli ruhlarında kendi cehenemlerini yaratan, ölümü, Hak'ı unutan cahillerdir... Bir gün mutlaka bu karanlık, riyakar bilinçlerin sonu gelecektir ve o gün "şimdiki an" kadar yakındır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!