Postallar eskimez ki her zaman
Şehirler de aşınır gide gele
Tutsak kalmaz ki insan her zaman
Kentler de düşer parmaklıklar ardına
Ah diyorum ki
Çık gel be artık adam
Bırak kıyısında oynaştığın denizleri
İçine gömüldüğün kitapları
kanıtlanamıyorsa suçun
bu suçsuz olduğun anlamına gelmez.
işlediğin suç soyut bir eylem de olsa.
aşkımı öldürmekten,
hükümlüsün işte,
yatıyorsun yüreğimde,
korkuyu gördüm gözlerinde.
hem de çocukların,
yalnızlığı,
çaresizliği.
öyle mi bakmalıydı çocuk gözleri
büyük, küçük fark etmiyor.
Bırak elindeki oyuncağı çocuk
Biz değil
Hayat bizimle oyun oynuyor
O vuruyor
İnsanlık sadece bakıyor
Sudan çıkmış balık gibiyim
Gözlerim hala kapalı
Tüm kötü niyetlerinize ve
Kurnazlıklarınıza
Ah büyümek ne kötü
Elma şekeri sadece gereksiz bir kalori
Polyanna öldü
Ve anılara gömüldü
Lanet olası o yurttan
Kurtulmadı hiçbir zaman
Çok özür diliyorum
Sizleri sevmeyi unuttuğum için
Çok yorgunum bu aralar
Kavgalarım kabarıyor
Üzerime çullanıyor deli rüzgarlar
Ben sabırla,
Tek tek,
İlmek ilmek sökerken tüm bağlarımızı,
Sen bana;
“gel kör düğüm olalım diyorsun.“
Seni unutamayacak kadar yorgunum
Ve yeniden başlayamayacak kadar çaresiz
Günlerini tükettiğim bir ömrün gergefinde
İpi çürümüş ve bin iğne darbesi ile
Oylum oylum yüreğimin kenarına işlenmiş bir nakışsın sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!