İnsanlar gelip geçer gözlerimin önünden
Bilmezler ki niye gider
Neye hizmet ederler
Aceleleri var bilirim
Ama bilmezler nereye yetişeceklerini
Bırakmıştın ellerimi
Kaybolmuştum açık denizlerde
Uzansam
Trollere dokunuyordu parmaklarım
En iyi kıyıya vuran balıklar bilirdi çaresizliği
Yaşıyor taklitti yapıyorum uzun zamandır.
Can bedeni çoktan terk etti.
-Tek bir ruh olarak yaşıyorum.
ben dünyaya geldiğimde,
tüm maviler tutulmuştu.
ben de,
kimsenin cesaret edemediği, siyahı sevdim...
Çok açtım sofrana geldiğimde.
Sen elimi kaşığa uzatmadan beni doyuruverdin.
Sende verme hevesi vardı.
Bende açlık.
saçlarına çiçek takan kızın çiçekleri soldu.
aynı anda gök yarıldı,
okyanuslar parçalandı,
Tanrının merhameti çekildi yer yüzünden.
ve o geldi...
Yüzümü dönüyorum rüzgara.
Gittiğin diyarlardan kokun gelir mi diye bana.
Ama yalancı her şey gibi rüzgâr da!
Ne kadar canımı yaksa da,
Asi fırtınalara saklamıştım ben seni.
bozkırın ortasında
yalnız bir sonbahar gibiyim.
bir yapraklarım kalmıştı
az sonra,
onları da dökeceğim.
Sonbaharın derinliklerine saklanmış bir sızı.
Yenileyen kendini her yaprak dökülüşünde.
Fakat uçuşacak yapraklar bir gün, bahar gelecek.
Eriyecek karlar, toprak görünecek.
Ve ben yine çıplak kalacağım sızılarımla.
Tüm çiçeklerimi dökmüş olacağım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!