ayağında çorabı
karaca zeytin gibi
yalnızlığın şarabı
zehir nikotin gibi
ayağında yemeni
gelmez miyim hele de
ayağından dörtnala
gülmez miyim güle de
ayağından dörtnala
düşüverir mi damdan
senin ayak altı gezdiğin yerde
ayakaltı olduk bezdiler benden
yükseğinden çıktı altın değerde
ayakaltı olduk bizdiler tenden
akşamında gece sabaha teksin
ayaklarına çıdam
yürümüşsün hüzünle
umudu bana gıdam
hem sazınla sözünle
sayfada ahtı dikip
ayak sesine durdum
kapıya varır sandım
baş ensesine vurdum
demektense usandım
türküler dokunuyor
ayak seslerinden duy
parlayacak ellerden
barut kokusunda huy
küfleşecek dillerden
ayak süslerinden say
denize yabancıdır yüzmesini bilse de
ayağı göl başı gök gönlüne dışarıdır
bembeyazı ancadır hizasına gelse de
ayağı çöl başı lök gönlüne dışarıdır
çocukları kandıran ateşine yandırır
ayağına değer yol taşları
kalkışlanır zamana
yürütüp giderken
kırlangıçlar çığlık çığlığa
üstündesin acır yol taşları
duvara yapışıktı kapı
kısık ışıkta yanardı fener
yılda kaç kez sönmüştür
gökteki yıldızlar
geceye kalınca gör
nasıl kalınlaşır çizgilerdi




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu