dün gecenin sonunda güçlü bir eser esti
daladı her yanları uvuldadı korkunç sesti
yalazdı açık teninde bıçağın ucu kesti
ışığı yok gecenin karanlıktayız dostum
ışıksız gece vakti yarenlikteyiz dostum
yok yoksulu
emekçiyi
üzüm gibi ezdikçe
yaşamdan yüzü ödünç alınmış
siyaseti kaygan
sokağı oynak siyah
ne denli erken
ilk öpüşü insanın
konuşmadan
dudağın ilk devinimi
tatlı bir duruş
ürperen yaranın
yellenmesinde
üryan yara acır
korktuğunuz
başınıza değecek
yelin eteğinden tutup savrulma
doruğuna ateş banıp kavrulma
dudağında kaldı yenmedik balı
yanağında aldı konmadık çalı
çanağında saldı bir bağlam alı
dönüp ardına bakma
yaraladın beni dost
bir de boynunu bükme
paraladın beni dost
çağlamadın özünde
gençliğimin hazanı
yaprak yaprak döküldü
bu gönülden sızanı
toprak toprak döküldü
çiçeklerim solmadı
şehirini al başına çal
senin olsun nesi var
nesi yoksa
tabanım yeter bana
üşenmeden yürürüm
anarken seni
içim sızılar
uyur uyanık düşlerken
ıslığımda türküler
beni alır götürür
gül kokusu yanar bakışlarında
yıkıp talan etme dindir acımı
ayıp mıydı sevda yakışlarında
yakıp yalan katma dindir acımı
alışıp gecenin karanlığına




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu