yağmur süremine bur
çalması zordur kubur*
yedin dedikçe doymaz
kaskatım densiz obur
ıssızlığa ezgidir fesleğenim
gözlerinde kokuları dökülür
alkım altında
bekleyeceğim seni
tırmanacağız
yedi renkli ağaca
haydi el ele
karatmaya uğradı şehir
çektim perdelerini uykuya
dalsaydım birde şöyle derince
taş gibi yatsaydım
kuş gibi kalksaydım
daha dün gece gecenin karanlığı
yarasa mıydı bizim eve kondular
göçmen kuş muydu katlanıp kanatlanır
uçuruldular her günün aydınlığı
özgür olsaydın martının kanadında
yedi yerinde tepen
kutsalına şehirsin
karanlığına küpen
mafsalına nehirsin
hadi bir şeyi söyle
kininde mi büyümüş
kuş gibi yeğni beden
çaya suyuna gümüş
yoluna yeğni giden
çocukluğuna eri
gelişiyle yaktı yüzü
süremlerin ön güzü
sensin dualarımın
gönlümdeki niyazı
anım sana adanmış
yaylanın çimeninde
ayağın yemeninde
el ettim de gelmedin
anladım deneninde
yaylanın çimenleri
yaylanın hırçın gülü
suskun kaldım dilinde
yüreğimin bülbülü
tutsak sevgim elinde
buz tutardı gözlerin
karpuz kabuğuna
düğümlenen zaman
buğulu bir camda
yansıyan ılık ıslar yaz
dağlardan aşan




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu