kıyıda saçlarını savurup
yel inliyorken neredeydin
kumlarda yalın ayak gezerken
etekleri tutuşuyordu
güneş inerken dağın ardına
lacivert gecede dalga kırınca
denizler de ağlar olur sırrınca
sabahlara değin dağladığına
yüreğinden dolan ağladığına
sevişircesine meyil bağladığına
gözü buğulu
gizemli duygu yükü
sevda sarınmış
kanıyor yüreği lâl
değme geceye
lâl ne denli
derinse gizemliyse
dili şaplak gibi ağır
üzerine attığının
altında kalma sakın
esin perim gelince gör
halden hale düştüğümü
güne ufuk dalınca sor
yelden yele aştığımı
evde ateş yanar durur
lavantalı mendilin
olmadı ya nedense
ocaktaki kandilin
sönecekti hadense
elemli boyan yoktu
geceden bittik uykudan
kuşluğunda gelir belki
soyunur nice soykadan
kuşluğunda bilir belki
takasta kalınca sordu
küsme barışa zeytin dalı var olsun
can yaşadıkça soluğa duyar olsun
yaşa vurulsun iş göremeyen asa
musa elinde dostluğa ayar olsun
yarıldığına bin pişman kızıldeniz
yakaladığım sevinç kursağımda kaldı
kayada tuz parçacıkları gibi parlasın güneş
küstüğünden beri
başlangıç yılında hüznüm
kim bilir kaçıncı yılında
küsmüş telli yarim
neden sırt dönüp yatmış
neden uzamış
neden gözlerin kaçırmış
küsmüş telli yarim




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu