çocukluğum geldi usuma
yıldızlar göz yumdu
ay gülümsedi
ayçiçek çitledik kahve önünde
sevdiğim arkadaşlarımla
ılık şubat ikindisinde
çocukluğumun
okşardı saçlarımı karayel
geren tozlarıydı
kerpiç evler ardından
çocuk nerede uyur
ana kucağı buyur
padişahı da takmaz
cümle aleme duyur
.
anasının dokusu
dilim suskun gece çığlığında
ince bir sızı sol yanım
kır saçlarımda kaba yel
üşüyorum kirli şehirde
astım zorluyor yuttuğum tutsak
çıkmıyor dışarı
çilesini sardın hüznün
renk renk üzüntü döküldü
anlamını yardın sözün
ahenk dokular söküldü
yeşile murat demiştin
çaya düşme alır seni götürür
dağlar beller düzler çöller geçersin
ip ucu kaçarsa seni batırır
ağa beye sızlar eller açarsın
ağırdan al yeğni olma yaşama
çiçekler güne açarken
çıdam bilenirken susmaya
süreme gelmeden
düşsemelerim bölük pörçük
ırmak denize
kudurmuşçasına akıyor
sevdiğini yitirdi
göçüverdi dağlara
olan sözü bitirdi
kaçıverdi dağlara
dağları dağlar gayrı
ağlarım ağlar gayrı
dağın başı kara döndü
sele döner taşar mısın
aşığın efkarı dindi
dile düşer taşar mısın
gözüm çağlar gücüm sabret




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu