yaşadığı sonsuzluğa
çarpan kaçıncı fırtına
yosunu uykusuzluğa
yara açınca sırtına
çakıl taştır atılınca
elma değil mi
ademi ireminden
uzakta tutan
saklı bahçeyi
yasaklıya dönelden
yaşadığımız mı var
yangınımız da dünden
taşıdığımıza sar
vazgeçmeyiz ödünden
11 yüzyıl öncesinden günümüze
akrep yelkovan
arasındayım şimdi
dolunca kovan
bal tasındayım imli
yine süzülür
deli gönlümdesin arar dururum
yarpuza benzedin kal karagözüm
dolu günümdesin durur kururum
yarpuza benzedin al karagözüm
ottan çöpten emim derdime umar
yarın konuşmalıyım düşündüğü gibiyse
el yazımla sunduğum bir oluşun sonucu
şehir kamburundaki ala konan baharın
ucu kalabalıktan sağa sola çarparak
gecenin bitimine koyu bir yalnızlığın
uçurum yanı
güz yanığı aldanış
zemheri öper
yüreğine savurur
terletir sevda
yanan soba üzerine
palamut kestane patates te koy
kavrulsun soyulsun kabuğu
çıkarken buğusu sıcacık ye
yemezsen önünde dursun
yarasın cebir defteri
çekinmem al git
mutluluğa bedelse
usulca dol git
gönül sevi engelse
fedadır yol git
yar ağlıyordu
çığlıklaşan üveyik kanadında
sere serpe yatıyordu
kıyı kumsalında
karanfil kokuyordu




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu