Zararsız bir insan olmak arzumuz
Zamane işte bu düsturu bilmez
Zarar-ı kârını bilmeyen çulsuz
Zekice alacak desturu bilmez.
Züğürt kuyumcunun sofrası kapsız,
Harmana girdi de çıkmak bilmedi,
Karnını tok etti düven öküzü.
Birazcık tıpayı sıkmak bilmedi,
Her yanı bok etti düven öküzü.
Malamayı yiye yiye bitirdi,
(Akrostiş Evvel- Ahir Koşma)
(Akrostiş Evvel – Ahir Dörtleme)
Ebru’m benzer taze açmış güllerE
Ellerim dokunsa pamuk ellerE
Elin tutup çıksam yüce bellerE
(Direniş Şiiri)
Parayı canlıya değişen beyler,
Çekin elinizi çekin Mursal’dan!
Siyanür doğada gör neler eyler,
Çekin elinizi çekin Mursal’dan!
Ben bir civan genç idim, sen ise peri kızı
Gönlümüze düşmüştü o sevda denen sızı
Haykırırdım dağlara kaç kere aşkımızı
Her şey tersine döndü, bir gün dedin “hoşça kal”
Elli yıllık resmini gel de bari geri al!
Ne yapsam da ne etsem de nafile
Hiçbir düzen tutamadım velhasıl.
Kim iş tutar benim gibi saf ile
Hiçbir düzen tutamadım velhasıl.
Kuruyemiş işi yaptım bir ara
Dünyayı kapsayan topluluk olmuş;
“Evrensel müziğe gönül verenler”
Özgür düşünceyi burada bulmuş;
“Evrensel müziğe gönül verenler”
“Toplumu sanatla güldür!” demişler.
Yüzünüze basa basa dolaştım,
Hakkınızı helâl edin ey dağlar!
Patika yollardan yâre ulaştım,
Hakkınızı helâl edin ey dağlar!
Çiğdem, nevruz söktüm, mantar topladım
1
İyi öğren demek yerine “belle”
Yeşil mercimekten çorbaya “helle”
Ucu çatal değnek adıdır “tille”
Kendi dilimizde Garaoluhca.
2
Şöylece durdum da düşündüm önce,
Bana bir hal oldu Garip Aslan dost!
Övgüyü hak eden sizsiniz bence,
Dillerim lal oldu Garip Aslan dost!
Arif olan insan gerçeği görür,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!