Hal-hatır ederken Leyla Hanım’la
“Ömer Şan Âbimiz öldü” demez mi?
Şaşkın şaşkın baktım heyecanımla…
“Neylersin olacak oldu” demez mi?
“Kaybettik” diyordu bir telefonda,
Çok Bakan’lar gördük şimdiye kadar,
Bizi insan gibi gören olmadı.
Kalmadı aklımız, olduk derbeder,
“Halin nedir? ” diye soran olmadı.
“Namusluyum” deyip, arsız çıktılar,
Ne telefon ettin, ne haber saldın,
Dost olunca bir hal-hatır olmaz mı?
Gurbet ellerinde nerede kaldın?
Mektup yazsan iki satır, olmaz mı?
Haber gönder, koşup sana geleyim
Aklı, iradeyi her şeyden üstün,
Kıldığımızdan mı bölücüyüz biz?
Yakılıp ölsek de biz yine dostun,
Kaldığımızdan mı bölücüyüz biz?
Seslenirim sana, sesimi işit!
Gül yüzlüm!
Gül dudaklım!
Gurur ederek,
Haram sayarak öpmediğin dudağımı,
Belki bir gün öpeceksin
Ama sen bilmeyeceksin.
Senden ayrılalı dünya başıma,
Dardır ey sevdiğim, vallahi dardır.
Yalanım var ise kör kurşun ile
Vurdur ey sevdiğim, vallahi vurdur.
Yalnız ben olayım yüzüne bakan,
Gönül yarasına merhem olmazmış,
Nice âşık geçti serden, diyorlar.
Yüz bin tabip gelse derman bulmazmış,
Onun tek çaresi yârden, diyorlar.
Bir sevdadır geldi canıma düştü,
Hiçbir şey teselli etmiyor beni,
Gönül bir sevdaya düştü gidiyor.
Pranga, zincirler tutmuyor beni,
Gönül her engeli aştı gidiyor.
Yandı ciğerlerim pür kebap oldu,
Uzaktan da olsa göster yüzünü,
Yaralı gönlüme teselli olsun.
Nasıl istiyorsan söyle sözünü,
Sevip sevmediğin bir belli olsun.
Hayalimden gitmez güzel gözlerin,
Yaradan özel yaratmış,
Benzerin yok senin güzel!
Şeker, şerbet, bal da katmış
Sütbeyazı tenin güzel!
Kirpiğin, kaşını korur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!