Yıkık bir kentin evsiz çocukları gibiyiz
Kederden bir ıslıkla türkü tutturmuş
Her ayrılığı kendimize hak bilmiş
gönül hanemize kazımışız
Umut denen illeti
Ve onunla tutunmuşuz
Yitik sevdaları herkes bilir
Benimkisi yitik bir dert gibi sarmış Ruhumu
Tanıdık iniltileri İçimde feryat figan ediyor
Geçmez zaman
Körelen geceler ışığa hasret
Bulmaz yerini hiçbir şey gönlümde
Sensiz nasılım bilir misin
Taşkın sudan kalma kum gibiyim
Darmaduman dağılmışım dört bir yana
Gel, zülüf-ü yare dokundur kakülünü
Dirilsin ölüme aşina ruhum
Leyla Mecnuna yar olsun
Yok ettiler güzel olan herşeyi
Elleriyle parçalayamadıklarını
Dilleriyle dili dilim doğradılar
İnsandan insanlığı
Doğadan yeşili, maviyi aldılar
Sonra inşaa ettikleri yeni garabette
Yokluğuna sığındıkça var oluyor benliğim
Bu öyle hasretle özlemle anlatılır bir şey değil
Utanılacak bir his hiç değil
Sığındıkça limanına dalgakıran şefkatine yeniğim
Ayazda kuş tüyü yorgan içimi ısıtan bir umut
Ilık ılık esen yelde burnuma dolan kokun
Yokluğunu daha çok seviyorum
Seninle kavga etmeden
Kaybetme korkusu yaşamadan
Kıskançlık krizlerine delirmeden
Kendimce yaşayıp gidiyorum
hayatımın merkezine oturuşunla
Yokluğunu daha çok seviyorum
Seninle kavga etmeden
Kaybetme korkusu yaşamadan
Kıskançlık krizlerine delirmeden
Kendimce yaşayıp gidiyorum
hayatımın merkezine oturuşunla
Yokluğunu daha çok seviyorum
Seninle kavga etmeden
Kaybetme korkusu yaşamadan
Kıskançlık krizlerine delirmeden
Kendimce yaşayıp gidiyorum
hayatımın merkezine oturuşunla
Böyle olmayacak anladım
Önce yokluğunu yok etmeliyim
Sonra dönüp önüme, yoluma gitmeliyim
Öyle ya dünyaya yön verenler, intizam sağlayanlar
Ölümün öldürenler değilmiydi
Üstelik benim Dünyayı kurtarma yada yön verme gibi bir telaşım da yok
Sevilmemiş çocuklar gibiyiz
Savrulmuşuz herbirimiz bir yana
Ezilmiş, yok sayılmış benliğimiz
Aklımızda umudun kırıntısı yok
Kursağımız cebimizden daha boş
Başımız dertten kurtulursa da arada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!