Uzat ellerini
Hangi devasız derde derman olmadı
İçten, hüzünlü gülüşlerin
Nemruda ateş, İbrahime selamet
Yağmur yüklü, yağan gözlerin
Göğün yedi rengi yedi körpe fidan
Uzat ellerini sevdiğim yar
Gönlüm bahara dönsün yüzünü
Gülistana benzeyen teninde
Cennet çiçeklensin avuçlarımda
Mest olalım şahrudun kıyısında
Testimizde şarap
Biliyorum,
Üzecekler seni
Kırılgan kalbine hüzün tohumları ekecekler
Aldırma sen
Yıkık, yorgun halimle
Bir sokak ötende seni bekleyeceğim
Çocuklukları sevilmemiş
Şefkat ve merhamet görmemiş
Mutluluğa aç insanların
Kuş sütü eksik sofralarında
Hangi duygu yeşerdiyse
Köksüz, budaksız bir ağaç
Zaman geçti, ömür bitti
Ben hala bıraktığın yerde
Aynı hazin hikayenin
Tek başına oynayan kahramanıyım
Gül serpili yollar taş kaldırımlar
Yağmur sonrası gökkuşağı
İkimizde sonu belli olan bir aşk hikayesinin
Mağdurlarıydık
Gizlimiz saklımız yoktu birbirimizden
Zamanı gelmesin diye Susardık konuşmazdık
Bu yüzdendi bakışlarla anlaşmamız
Öyle ya dile vurmağa bakardı bu tılsımın bozulması
Kervan yola dizileli çok olmuş
İş bahaneye kalmışsa sevdiğim
Üzümü çöpü armudu sapı incitir
Bir yaprak düşer dalından Usulca
Adına intihar deyip dürülür defteri
Yedi düvele selası okunur aşkın
Var git yoluna uğurlar ola
Koca okyanusa düşen bir su damlası gibiydin
Kimin umurunda
Kimliksiz, tarifsiz bir tutulmaydı aşkın
Karşılığı olmayan bir paranoya
Durulmak bilmeyen bulanık bir su
Seni tanıyana
Seni bilene
Seni sevene
Varlığın akla sığmaz dile gelmez mucize
Gölgenin düştüğü yerde çiçekler açar
Bir mum ışığında aydınlanır bütün dünya
Uçsuz bucaksız deniz ortasındayım
Vazgeçtim yaşamaktan
İndirdim yelkenlerimi
Zamansız dolduran rüzgara
Beni bekleyen ıssız limana
İsyan ediyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!