Sanma
Fkrime her düştüğünde
bana yarsın
Gölgemin düştüğü her yerde ağyarsın
Ben vefayı da sevdayıda senden iyi bilirim
Sen
Ahh kalbimin göçüp giden diğer yarısı
Kanayan sevdamın suskun yarası
Hangi yitik hasretle set çektiler yoluna gelmedin
Hangi âmâ gözlerle baktılar yüzüne görmediler
Aşka vurgunluğunu
Anlamını yitirmiş bir hayatın
Üzerime sinen kokusundan
Kurtulmaya çalışıyorum
Sana benzeyen yüzlerde
Mazinin tozlu sayfalarını aralıyor
Sahtenin gerçekle girift dansında
Ahh Tamara
Yorgun gözlerin uyku tanesi
Umudun fırtınada boğan ışığı
Kuş tüyü yatakların solgun çiçeği
İmkansız aşkın üzgün sürgünü
Azgın Van gölünün iki yakasıyız seninle
Aklımın almadığını kalbime aldım
Sarıp sarmaladım
Sonunu düşünmeden
Önüne arkasına bakmadan
Olmadık anlamlar yükledim
Şimdi,
Yaşamaya dair ne varsa
Seninle birlikte gömdüm anılar mezarlığına
Yağmurlara ilham olan hüzünlü bakışların
Ufukta içinde umut barındıran ne varsa
Aldı götürdü
Baharı müjdeleyen kardelenler kar altında
Senle anılarım
İçi boş mezarlar gibi
Katili belli
Ama maktülü olmayan bir faili meçhul
Gitmekle kalmak arasında alınamayan bir karar
Ölümden yaşam doğuran sancılı bir doğum
Köhne bir yokluğa büründü Ruhum,
Kalabalık sokakların kuytusu
Yaşam artıklarının tortusu gibi
Tilsindiren, korkutan ve yüzleşmekten imtina ettiğim bir duyguya yenildim.
Anı mezarlığında bir dikili taş benliğim
Yorgun, yılgın ve suskun
Sisli havasında Ankara'nın tanıdık bir ses gibi geldin
Kökü mazide dediysem tanışmamız kalu beladan
Her şeyine o kadar aşinayım ki
Bir değil, bir kaç ömür bakmışım gibi gözlerine
Bu şehrin ayazlarında ellerin avuçlarımda ısınmış kaç mevsim
Kaç bahar umut yeşertmişim..
İçtiğimiz kadeh kırıldı
Söndü belirsiz siluetin mum ışığında
Anlamsız artık dinlediğim şarkılar
Gülüşünü yitirdi eski resimler
Asılı kaldı viranelerde
Şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!