Eski, hükmünü yitirmiş bir geçmiş değil; bugünü ayakta tutan ve hiç eskimeyen köktür.
Eski, yerini yenisine devreden değil; yenisine ruh veren değerdir.
Eski, zamanın yok ettiği bir anı değil; yarının karanlığında yol gösteren tecrübedir .
Çocuklar için bayram bir başka neşe,
Sokaklar cıvıl cıvıl her bir köşe
Giymişler en güzel elbiseyi, düşmüşler peşe.
Öpülür eller, harçlıklar cebe konulur .
Medeniyet denilen yalancı hırsız,
Komşuya verdiğimiz anahtarlarımızı çaldı
Arnavut kaldırımı yollarımız vardı,
Badana boyalı evlerimizin bahçelerinde
Dut , erik, limon ağaçları...
Sokaklarımız bahar çiçekleri gibi kokardı,
Eskiyor insanlar,
Ancak öyle kolay olmuyor,
Bir gülüş, iki kapris,üç nazla geçmiyor yıllar...
Sevgi saygı ve bağlılıkla,
Zorluklar, sağlık sorunları,
El ele aşılıyor...
Zor günlerin acısı zamanla unutulabilir ama
O zor günleri yaşatanlar ve bize ne hissettirdikleri asla unutulmaz .
Yıllar önceydi...
Göz göze geldiler...
Birbirlerini bekliyor gibiydiler...
Benim adım mektup dedi Adam!...
Kadın, merhaba benim adım hasret dedi!
Yaşamın boşluğunu doldurdular...
Neşelenmek diyorum !
O olmazsa olmazımızdı...
Ağaçların rüzgârda sallanan,
Yemyeşil yaprakları gibiydi neşemiz !
Bizi gülerek selamlıyorlar
Benzer düşüncelere sahipmiş gibi görünüyorlar .
Dağıtanlardan olduklarını gizliyorlar .
Yüreğimizde büyüttüğümüz bütün değerleri ;
Gözlerimizin önünde kirleterek tüketiyorlar ...
Pencere kenarında unutulmuş sardunya çiçeği gibiyiz
Günden güne kuruyarak duruyoruz zamanın içinde.
Eskiyor anılar be canım...
Bir ömre neler sığmış da
Şimdi tek bir güne sığamaz olmuşuz.
Dizlerimiz de yaralar hiç eksik olmazdı bizim...
Acıkınca ateş yakıp denizden midye çıkarır yerdik.
Bir kibritti sermayemiz...
Kolektif çalışmayı öğrendik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!