Bulunamayan çaresizliklerde üzüntüler yetmiyor .
Hisler karışınca mantıksal bakış işlemiyor.
Acı ve ahlarla çocuklar kucaklanmıyor.
İyi çizilmeyen hayatların sonu bilinmiyor.
Dünü bugünü heba edince yarına heves kalmıyor.
Yaşamın içinde biraz ben demek lazım.
Öncesinden ,
İçsel sorgulama yaptıklarım değil !
Sonradan yoluma çıkan insanların ,
Kişiliklerinin ortaya çıkmasını beklerim ...
Bazılarını tanımak çok kısa sürer .
Bazıları çok uzun !..
İçini toparla!
Dışını düzeltip,
İçini dağınık bırakanın,
Yüreğine misafir gelmez !
Sende bu güvensizlik "Nasıl başladı? "diyorlar ...
Bahane ve sebep ile oluşmaz bu duygu !
Yaşarsın bir değil , birkaç kere ...
Bir çocuğun masumluğuyla ,
Hayat direksiyonunu teslim edecek kadar güven duyduğunda
Dağ gibi görüp sırtını dayadığında ,
Büyük laflar etmeden ,
Bu benim tarzımdır deyip onu yaşamalısın ki ;
Ufku aydınlatan düşüncelerinin ve sözlerinin
İnandırıcılığından kimse zerre şüphe etmesin ...
Kahve deyip geçmeyin !
Usta ellerle yapıldığında ;
Kıvamı , köpüğü aroması nefistir .
Kırk yıl hatırı var demek de az gelir !
Kahve rengi gözler ;
Çevrelerine derin, sıcak bakışlarıyla
Sevdiğinizi kaybettiğinizde,
Hayatınızın sonraki bölümlerde,
Yokluğu kalbinizin koridorlarında yankılanan,
Üzüntülü bir melodi gibi çalar durur .
Her hatırlama da gözlerinize gölgeler düşer .
Hayatın canlı renkleri gri tonlara dönüşür
Zaman hızla akıp giderken,
Geleceğe doğru yürüyoruz.
Her adımda bir hatıra,
Her nefeste bir eskimişlik
Geçip gidiyor günler,
Uçup gidiyor kuşlar...
Sessizliğin gürültüsünü yazabilir misin?
Görmezden gelmenin burukluğunu?
Sevdiğine sarılmanın hissini ?
Öpüşmenin sıcaklığını?
Sevilmenin yüreğinde yarattığı huzuru ?
Herkes kendi kalbinde yaşar...
Suyun başında susuzluktan çatlamış At'a su vermeyen
Agacın tepesinde susuzluktan bitap düşmüş kuşu görür mü hiç ?
Kalbi kör diyoruz biz ona !
Bencillik bir karakterdir belki ama ;
Zalimlik çok başka şey !
Allah'ım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!