Dünyayı kandırabilirsin,
Ama biraz vicdanın varsa,
Aynayla baş başa kaldığında,
Karşındaki gözler,
Yalancı olduğunu haykırır suratına
Yaşam tecrübem bana,
Yüzmesini bilmeyenlere!
İçimdeki denizi,
Göstermek zorunda,
olmadığımı öğretti.
Çizgiler düştü yüzüme
Her cizgi bir kelimeydi
Bir cümle
Bir Cevap
Sustum
Serseri bir rüzgardı
Zamanın bizden ,
Ne götürdüğünden daha çok ;
Hayatımıza giren her aptal ,
Her kalleş , her yalancı ,
Saçımızı bir tel daha beyazlatıp ,
Yüzümüze bir çizgi daha çekip ,
Zamana karşı kazanmanın imkansız olduğunu ,
Aynalardan öğrendiğim yıllardan beri
hevesli olduğum pek bir şey kalmadı .
Kendi yolumuzun yolculuğunda giderken
Zaman ve yer çekimi bütün işlemleri yapıyor .
Eskiyen, yıkılan yerlerine yenileri yapılan yaşam alanlarımızın silüeti hafızalarımızda dursa da,
Yıllara ve hayat yüklerine birlikte direnmenin belgesi , yüzümüzdeki kırışıklıklar ve ağaran saçlarımızdır .
Her şeyin vakti var diye bekleriz,
Her sabah aynı yalanla uyanırız.
Olmayacak şeyin saati yoktur,
Sadece bizim oyalanmaya bahanemiz vardır.
Yıllar geçtikçe olgunlaştık sanırız,
Oysa sadece eksilen günlere alışırız.
Zaman herkesin yüzünü değiştirir.
Bazılarının hayat izlerini görürsün,
Bazılarının ise karaktersiz yüzlerini.
Giyindiğinde ,
Soyunduğunda ,
Çıplak giyinik ,
İnsan aynı insan ...
Düştüğünde kalktığında ,
Yattığında uyandığında ,
Ne uzun yıllar geçmiş üzerimizden
Seninle güldüğümüz o yerlere
Şimdi ruhsuz binalar dikmişler.
Su içtiğimiz tulumbayı sökmüşler,
Gölgesinde oturduğumuz dut ağacını kesmişler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!