Anneleri ve babaları olsa da,
yetimdir bazı insanlar.
Kimseden yetimlik hakkını isteyemezler.
Yirmi yaşında neyseler,
yetmiş yaşında da öyle kalırlar.
Ne başlangıcı ne de sonu vardır.
Keşke çocuk olsam ...
Annem girse içeri ,
Koysa avluya leğeni ,
En sıcak suyla yıkasa ,
Büyümüş kirli bedenimi ..
Yeşil sabun köpüğü gözlerimi yaksa
Senin o ışıl ışıl yanan gözlerini
Daha iyi görebilmem için ,
Parlayan her şeyi ;
Söndürmek isterdim !
Gökteki yıldızları ,
Denizdeki yakamozları bile ...
Yıldızların ayrı durması .
Sevenlerin ayrı olması
Dostların uzak kalması
Gerçeği değiştirmez !
Yıldızlar beraber parlar .
Sevenler birbirlerini özler .
Gerçekten dürüst bir insansanız,
Gösteriş için yaşamazsınız.
Aileniz ve sevdikleriniz için yaşarsınız.
Akşam aynı kapıdan girer,
Sabah aynı kapıdan çıkarsınız,
Yolunuzdan asla sapmazsınız.
]Bugünümüzü yarına bağlayan,
Öncesinde yaşanmış, ilerde yaşanacak,
Sevincimizi besleyen, masum ne kaldıysa;
İzinden gittiğimiz çocukluğumuzdan geliyor...
Masumiyetin nadir görüldüğü bu hayatta,
Sabahları gülümseyerek de uyansak,
Bir insan yorgunum diyorsa
Terk etmek istediği ,
Yerine koymak istedigi bir şeyler vardır.
Bu bütün bir durumdur.
Aciz olduğunu manasında gelmez .
Tereddütlü korkak olduğu manasında da degildir .
Yakın zamana kadar bu çağda yaşayan insanları ;
Teknolojik kolaylıklara , elektronik aygıtları sahip oldukları için
Şanslı nesil olarak görüyordum!
Bu fikrimden tamamen vazgeçtim !. .
Yahu bir gün güzel bir şey olmaz mı ?
Bir gün olsun yetki ve söz sahibi olanlar bas bas bağırmak yerine ;
Yaşamın yükü kilo ile tartılmaz
Yüreğine yük binmeyen bunun ne olduğunu anlamaz
Ah benim yunus gönüllü sevdiğim
Yaşadığın şehrin gürültülü sahilinden
Gelsem denizden sana
Karşında beni görünce
Bir yunus gibi ,
Sıçrasan sevinçten havalara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!