İnsanların ruhlarını ,
Farklı farklı topraklara benzetiyorum .
Bazıları susuz çöl gibi "Kurak !"...
Çatlamış bereketsiz ,
Yaklaşanın içinde yaşattığı çiçeğini kurutuyor !
Bazıları da bereketli ışıl ışıl "Toprak!"
Ruhumuzun bağışıklığı yok!
O korumasız!
Bağışıklığı olsaydı,
Bunca kötülüğün içinde
Duygusuz, ruhsuz biri olup çıkardık...
Bizi kirletmelerine izin vermeyelim!!
Çok güzelsin ...
Çok zarif görünüyorsun .
Doğanın kanunudur
Bu böyle 10 - 15 yıl daha sürer .
Peki ya ruhun ?
Ya yüreğin ?
Rastlayınca ansızın gençlik halime,
Tatlı bir hayranlık düştü içime.
Zamana yenildi sadece tenim,
Yıllarla eskidi yaşlı bedenim.
Oysa içimde ki "Ben" hiç değişmedi,
Ruhum geçen zamana hiç yenilmedi.
bazı insanlar
kendiyle ilgili
ince ayrıntılara girmez
Zamana bakmadan yaşar
Yüreğinin son kullanma tarihi de yoktur.
Eski bir rüya gördüm dün gece,
Anılarım döküldü önüme yaprak yaprak.
Üzerimde yeşil bir elbise vardı,
Topraktı kollarım,
Güneşti gözlerim,
Dün gece bir rüya gördüm !
Tertemiz bir denizin kenarındaymışım ...,
Ağaçlar evim ,
Çimenler halım ,
Çiçekler yastığım ,
Yıldızlar ışığım ,
En güçlü olduğum yanımdır benim ;
Sert esen rüzgarların getirdiği dalgalara karşı durmak .
Sanki beni alıyor sonra geri bırakıyor ,
İçimde direnç, güç toplanıp huzur veriyor.
Karanlıkta parlayan bir ışık gibi ,
Eskiden tanırdım dediğim insanların,
Şartlara göre gevşeyip ,
Rüzgar gülü gibi döndüklerini
Bol tebessümlü yeni yakınlıklarını görünce ;
Kalbimin gözleri olmadığını anladım .
Eskiden tanırdım dediğim insanların,
Şartlara göre gevşeyip ,
Rüzgar gülü gibi döndüklerini
Bol tebessümlü yeni yakınlıklarını görünce ;
Kalbimin gözleri olmadığını anladım !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!