Hak etmeyen biri, hak etmediği değeri kaybeder.
Bölücünün biri bir gün küçük lokma olmak istediğini Türkçe konuşarak ifade etti
Ana dilin ile neden bunu konuşmuyorsun diye öldürücü bir soru sordum?
Hiç kimsenin olmadığı bir yere mi gitmek istiyorsunuz?
Herkesin birbirine benzetildiği bir yere gidin o zaman. Benzetilen dayatma dışında kimseyi bulamazsınız.
Ya siz de o dayatmanın bir benzerine dönüşürsünüz ya da ayrı bir renk katar o esaretin huzurunu bozan her farklılığı ayrı ayrı özgür renklerine boyayan ilk renk siz olursunuz.
Bir olmak, birlik olmak, beraber olmak herkesin aynı düşüncede, esarette, dayatmaya boyun eğmemesi demek değil mi?
Tüm farklılıkları aynı duygu da, aynı ilke de tutabilmektir yaşamak.
Ayırmak, bölmek, dilimlere ayırmak bütünlüğü öldürmektir.
Bölünmüş olmadığımız halde bu tür bir duygunun bizi tahrip eden bir gönül sızısı adına haklı duyarlılık insanlığı direnişi.
Yarısı diğer zamanlı bir acı, yarısı o an yaşanan kesif bir sancı.
Acıyan taraflarımız sürekli yarım kalır kesintisiz!
Bölünmüşlüğün parçalarından kırıkları ucuca getirip bir bütün çıkarmaya izin vermez taksim edilmiş zamanlar.
Zaman ve zamanın yaşattığı ne varsa bölünmüş bütünü arıyoruz elimizi nereye atsak paramparça
İnsan acıtanların korkusuyla acıdan çekinirdi şimdi acı çekmemeye çekinir oldu!
Sermaye ve siyasetin kontrolünde ki medya algı operasyonu oluşturmak için yayınlar yapıyor ise toplumdan gizlenmek istenen bir başka olumsuz durum pişiriliyor demektir. Yaşanan algı operasyonunun tersine siyaset ve medya yayınları da aynı amaca hizmet etmek adına danışıklı dövüş oyununun bir parçasıdır. Sermeye yararına sömürge olmuş toplumlar da siyaset ve medya bölünmüş bir tekel anlayıştır.
▪️Önder Karaçay ▪️
▪️🔘▪️▪️▪️Önce Aziz Nesin'den alıntı küçük bir hikaye ile başlamak istiyorum. Asıl ezenler ve kurtulmak gerekenIer kimler onları yazacağım.
Bizans oyunları ile ayakta tutulan sermaye diktatörlüğünün sonu gelmiştir. Yumuşak veya sert bu çete lehine hiçbir sonuca izin verilmeyecektir. Kamu ekonomisi yönetim devrimi yapılmış çete suçüstü yakalanmış dünyaya ve insanlığa ilan edilmiştir. Sağır sultan bile duymuştur.
Üç eşek üst üste binmiş gidiyorlarmış.
Üstteki eşek şöyle diyormuş: Bu gidiş iyi bir gidiştir.
Dinci ve ırkçı milliyetçiliği bölücülük ile ulus devleti parçalamak isteyen niyetlerini hizmet ettikleri misyoner planın talebine uygun ismini koymuş oldular.
1950'den bugüne kanlı soyguncu darbeler ile bugünlere gelen demokrasi katili tek bir kişiye tahsis edilmiş bu tür ideolojisi olan siyasi partilerin tümünün davası Türk ulusu, Cumhuriyet devrimleri ve ulus devlet yapısını bozmak olduğunu kendi mecburi siyaset anlayışları ile ispat etmiş oldular.
Mahşer tufanı sonrası Türk mevsimi düzenleyen bir holding ortağı kozmik frekans enerjiye denk geldi ve geriye kalan tüm zalimler ise Kozmik Devrim süreci içinde yaşattıklarını yaşayarak kendi kendilerini bitecekleri bir süreç yaşanacak diye on yıl önce yazdım. Bugün gelinen nokta işte bunun sonucudur.
Ankara neden başkent seçildi? Atatürk Orman Çiftliği üzerinde hukuksuz saray neden yapıldı? Dava siyasetinin niyeti nedir?
1952 tarihinden bugüne bir dava siyaseti sürüp gidiyor.
Davalarının ismini sorun ne olduğunu söyleyemezler.
Hiç sevmediğim iki kelimeden biri dava diğeri kavgadır.
Anlamları ürkütür.
Bunu anlayabilmek için sizi Führer Adolf Hitler'in karargah olarak kullandığı faşizm sığınağına sözler ile götürerek bu iki iğrenç kelime ve ürettiği duygulardan okuyucuları çıkarmaya çalışacağım.
Ya dayanırsın ta da yanarsın
Herkese göre bir durum değil, yanmak için dayanmak
Sevmek mücadele ister, sevgi oluruna bırakılacak bir duygu değildir
Kendine uzak olan kime yakın olabilir ki
Var mı kendine yakın olduğundan emin insan?
Yaşam da kendimizi bulmamız için yolunda gitmeyen durumlar olmalı ki içe ve öze dönüşün yolu açılsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!