Kendi zamanımdan bakarken
Zamandan zaman aşırmadan
Geçmişi vicdanlara taşıyacağım
İyi bir gelecek için
Karanlık bir çağın içinden geçiyoruz
Kötülük yuvalandı, bir virüse dönüştü
Yıkıcılık, kin, nefret, hınç, öfke, gözünü karatma
Geldiğimiz son duraktı
Dünün işbirlikçileri, hırsız ve yalancıları
Bugün doğruluk ve dürüstlük adına
Kimse kusursuz doğmadı
Hasarı büyüdükçe artırdık
Kimse kusurlu da doğmadı
Vicdanımızı temiz tutamadık
Kırdıkça, incelttiğimiz yerden kırıldık!
Yusuf Ağa Kars ili Çıldır ilçesi Suhara köyünde 93 harbi döneminde yaşamıştır.
O günkü yerel yönetim düzenine göre kendisi o bölgenin 'Gilavası'*olarak görev yapmıştır.
Kendisinden genetik olarak bizlere geçmiş bir ahlak anlayışı olarak yaşattığı bir merhamet hikayesi örneğini ilk kez paylaşmak istiyorum.
Bizans gömleği giyen sultanlar kibri suçluyor. Biri o sultana ayna tutsun kibri görür.
Kula kulluk edenler zulme karşı şükür namazı kılıp yaratan çok büyük diyorlar. Şirkin içinde boğuldularını başkaları fark ederek görür. Bunların ne halde olduğunu asla bağnaz zihniyetleri yüzünden anlatamazsınız.
Camilerde son çeyrek yüzyıl da tek rekat zülme şükür namazı ürettiler. Beykoz'da bizzat şahit oldum.
Yaşı ilerledikçe küçülür insan
Hırslarından silkinerek
Beklentilerini azaltarak
Büyüklüğün zirvesine arınarak varır insan
Büyümek
On yaşından sonra çocukluğumu büyütmedim.
O yaşa kadar olan masumiyeti, korku destekli travma ile kirlenmemiş bilinçaltını temiz bir şekilde koruyabilmek için ayrı bir özen göstererek büyükler gibi roller içinde o çocuk tinini bugüne kadar taşımak için gayret gösterdim.
On yaşında bir çocuğa kendi askeri yaklaşma vururum 12 Eylül 1980 askeri faşist darbede dedi ve bugün sadece rakamlar ile yaşım elli beş oldu.
Aldırmayın çocuklar
Büyüklenen büyüklerin kaygısına
Gömülmüşler bencil bir çukurun içine
Debelendikçe batacaklar, aldırmayın
Büyümeyin çocuklar
Anka kuşu cennetine asırlar sonra dönmüş kanatlarını gök yüzüne iki el insan gibi açmış Anadolu'nun üzerinde süzülüyor şimdi. Bakmaya göz, anlamaya us, anlatmaya söz istiyor. Oysa elli beş yıldır bir anka kuşu gibi temiz bir yürek küllerinden yeniden doğmak nedir? Onu gökyüzünden temiz haliyle bir daha kirletilmemek üzere töre ve yöre yasası olarak Anadolu da yeryüzüne indiriyor.* Bunu o mukaddes cennet yurdun abı kevser suyu medya kanalı Çıldır TV de küllerinden yeniden doğmak adlı yayın ile yaymak istiyor. Aynı köyden biri çıkıp diyor ki aynı televizyon da çalışan aynı amacı taşıması gerekirken bir yüreksiz diyor ki bu adam ne anlatıyor? Türk yurt ve ulusunu kurtarmak için uyandıran, utandıran o Türk atası Atatürk gibi onun askeri olarak ikinci adam mesajı ile gelmiş. Gafil bunu nereden bilsin!
Yaşam Tiyatrosu Yazarı
Kurmay Yurttaş
İkinci Adam
Önder Karaçay
Bulutlar
Yaşadıklarımızı unutmak adına
Gökyüzünde mavi geçişler sergileyen
Umutlardır
Önder Karaçay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!