Acılar da mevsimler gibiydi
Peş peşe yaşanıyordu
Yazı, kışı, baharı yoktu, yenisi yaşanınca bir önceki kabuk bağlıyor veya iyileşip geçti sanılıyordu
Bir gün açık yaraların hepsi birden kanar diye ödüm kopuyor
▪️🔘▪️ Toprak Anam Babam İki Çocuk Büyüktü İki Kitap Bir Cumhuriyeti Tam Etti ▪️🔘▪️
Mavi kanatlı özgürlük usundan kul sürüsü yaşam istemiyor mu yüz yıl olmasına rağmen hala
Nutuk devam etti bir Türk Fırtınasında o da huzurun yarım kalmışlığı tam mücadele i-mana* ile etti.
Gücümden hiç şüphe etmedim
Şüpheye güç vermemek adına
Sağımda solumda kim var ve arkamdan kim geliyor diye hiç bakmadım
Tek başıma yürüdüm zulmün üstüne üstüne
İnsanlık devrimi gerçekleştiğinde hep birlikte bakacağız yine insan gibi yaşamanın tadına
Sevgi dolu bir yürek o duyguyu uyutmaz. Kimseyi ayırmaz, kimseyi kayırmaz, bütünlüğü korur, bölmez ve parcalamaz.
Sevgi dolu yürek yurdunu ve ulusunu özgürlüğünü korumak, yaşamın tüm paydaşlarının hakkını yeryüzünün tümünde korumak, öz cevheri us ve duyuncunun hakkını layıkıyla vermek için toprak bütünlüğünü parçalatmaz.
Dünyayı şirk devletlere böldüler yetmedi, devletleri şehit devletlere bölmek için her ülkeyi tapular ile insanlara böldüler yine yetmedi. İnsanlığı ırklara, mezheplere böldüler. Tümü kin ve düşmanlık üretmek içindi. Bunun için ulusal siyaseti ideolojilere böldüler yetmedi.
Dinleri dinlere, mezheplere, tarikat ve cemaatlere böldüler yine yetmedi.
Ne mi istiyorlar? Kendilerini yok etmek. Azgınlığın ve doyumsuz sapkın bozgunculuğun sonu kendini yok etmektir. Biten azar! Sonu gelen kılık değiştirerek fitne üretir.
Birlikte sevmek için bozgunculuğu ve fitneyi yok etmek için birlik ve beraberlik içinde kararlılık ortaya koymak yüz yıl sonra yine şart oldu.
Eskiden insanlar birer tiyatrocu gibi hayatlarını kaliteli bir nüktedanlık üzerine kurulu yaşarlardı. Şeker yokluğu yaşanan zamanlarda Erzurum şekerini kerpeten ile kırıp küçülterek az tüketilmesi için çareler arardı insanlar. O zamanlar insanlar hem üreten hem tüketen oldukları için değer bilir bilinçli bir tasarruf içinde yaşarlardı.
Bir gün bir duvar tamiratı dolayısıyla rahmetli dedeme bir usta misafir olur.
Misafire çay ikram edilir. Usta çayına kerpeten ile kırılmış şekerlerden üç dört adet karıştırıp içer.
Bir iki bardaktan sonra dedem dayanamaz sorar;
~ Usta der sizin oralarda bir mezara kaç ölü koyarsınız?
Usta bu sorunun neden sorulduğunu anlar ve aynı nüktedan üslup ile dedemi cevapsız bırakan cevabı verir;
Her şerde bir hayır vardır derler.
İbret sonrası insanlık Anadolu'da ilim, irfan, bilim, mana, sanat, edebiyat ve her alanda büyük ilerlemelere yol açacak.
Anadolu'dan Çin Seddine kadar herkes Türk'tü
İnsan olmak ayrımcılık üstü bölücülüğü dışlayan bir ahlaktır.
Birliği, beraberliği ve bütünlüğü korumak ve savunmak ulus içinde insan olabilmektir.
İnsan olmak bin yıllık kinleri, yüz yıllık hınç ve öfkeyi yenebilmek, gizli niyeti adına bir ulusu felakete sürüklememek demektir.
Bir sebebi olmalı aykırı olmanın, ayrık durmanın.
Haklı mı? Her aykırı ve ayrık duran!
Her sürüye karışmamış olmanın bir sebebi olmalı.
Duygularımın inatçı ataklığını özlüyorum
Ruhumu sarmış aşınmış kabuğu
Ah bir kırabilsem
Doğal bir uyum arıyorum
Aşırı bütünlük içinde
Neyi, neden yaptığını bilmiyor olmak, insanın en büyük ayıbı sayılması gerektiği halde, sayılmıyor ! hatta bu gidişat devam etsin çabaları dur durak bilmiyor.
Biten çağın ibret hallerini anlata anlata bitirmek mümkün değil.
Öteki bataklığı içine düşen çıkamıyor!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!