İletişim çağındayız ya! Ondandır.
Gündelik sorunlarımıza sahip çıkmaya başlamış olmamız, örgütlüyor aslında hepimizi sessiz sedasız.
Dipten gelen bir dalgayı içimde hissediyorum bağlarımdan biri gibi.
Osmanlı İmparatorluğu, dinci padişahların beceriksiz yönetimi sayesinde özelleştirme benzeri yöntemlerle üretim ve hizmet araçlarının düşmanın eline geçmesi galata bankerlerinin talanı ile gerçekleşti ve devlet tarih oldu. Abdülmecid, Abdülhamid, Vahdettin süreci aynı Selçuklu devleti zamanında Keyhüsrev, Keykubat devri sonrası devletin yıkıldığı gibi. Arap ve Fars kültürü din adına siyasi faaliyetler ile iki devlet kaybettik.
Sümerlerin Arap akad tarafından yutulması tecrübesine rağmen Türkiye Cumhuriyeti Adnan Menderes, Turgut Özal, Kenan Evren, Süleyman Demirel, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kederi yaşıyor.
Mustafa Kemal Atatürk Anadolu topraklarını Türk ulusunun direnişi ile kurtardı ve aynı son bir daha yaşanmasın diye devrim yaparak Türkiye Cumhuriyetini kurdu.
Yazar Murathan Mungan'a ait bir söz diye bilinen 'ülkemizin resmi dini iki yüzlülüktür der hatırladığım kadarıyla. Gerçi kendisi dijital ortamlarda bana ait olduğu söylenen sözler hakkında kendisi de emin değilim diyor.
Sözün kime ait olduğundan çok sözün doğruyu dile getirip getirmediği değerini artırır veya azaltır.
Sadece ülkemizin dini değil siyaseti, sermayesi, medyası dahil tümü iki yüzlüdür.
Dörtte üçü su olan dünyada
Kuraklık yaşıyoruz
Ruhumuz gibi doğada çöl oluyor
Umursamıyoruz
Ağaçları, ormanları yok edip
Sömürüye engel olmaya kalkarsanız sizden kötüsü yok!
Sömürüye destek olup omuz verirseniz sizden iyisi yok!
Biz çomak sokmayı seçtik, onun kötüsüyüz.
Aşık Şenlik Kimdir ?
Asıl adı Hasan olup 1850'de Çıldır'ın Suhara (Yakınsu) köyünde doğmuştur. Aşık Şenlik Terekeme (Karapapak) boyundandır. Karapapak ağzını en yetkin biçimde kullanan Şenlik, 14 yaşında kuş avcılığı yaparken dere boyunda uyuya kalmış, düşünde aşk badesini içmiş. Kalkınca şiir söylemeye başlamış. 19 yaşında iken Ahıl kelek'in Lebis köyünden Aşık Nuri'den saz çalmayı öğrenmiştir. Kars, Ahıska, Borçalı, Tiflis, Gürü ve Revan'ı , dolaşmış, çağının birçok aşığıyla karşılaşmalar yapmıştır.
Şenlik vefadan yakınır. Toplumdan şikayetçi değildir. Toplum içerisinde bir insan düşmüşse bu toplumun değil kişinin suçudur. Kişi, Sakınarak gezmeli ve konuşmalıdır. Şenlik çağı, halk ozanları bakımından geniş ve güçlü bir çağdır. Ozanımız bu ozanlardan Feryadi, Mazlumi, Sümmani, Aşık Abbas ve İzani ile karşılaşmıştır. Sümmani, ile bütün hayatları boyunca bir kardeş gibi yaşamışlardır. Dil olarak ağdalı bir dil kullandığı görülsede, çağının ozanlarında genel olarak görülen bu durum, salt Şenlik için eleştiri konusu edilebilecek bir özellik değildir.
Acılar denizinde boğuyoruz
Acı üretenler
Hayatımızın üzerine çökmüşler
Bıkmıyor/Usanmıyor/Utanmıyorlar
Anadolu da Türk olmazsa devlet yönetimi acze her zaman düşüyor.
Keyhüsrev türü devlet anlayışı ile Selçuklu bitti, Vahdettin türü (hilafet ihaneti) Osmanlı bitti, Osmanlı görünümlü bizans (ermeni&mason ortaklığı oyunu) özentisi ile Türkiye Cumhuriyeti gitti sananların karşısına Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri dikilince bu zulüm ihaneti ile bitti.
Cumhurbaşkanı artık Türkiye Cumhuriyeti adına her hangi bir imza atamaz. Barış adı altında bir ihanete ortak olanlar devletin sonunu getirecek imza atar ulustan bile gizler.
Yüz yüze hiç gelmedik.
Kendisine ilk karşı nasıl çıktığımı bir ruhsat hikayesi ile daha önce anlattım. Tekrar yazmaya gerek yok.
Bugün yine karşı karşıya o gün bugündür farkında olmadan mücadele ettik.
29 Mayıs 1998 tarihinden İstanbul ile o sır gereği evlendiğimi bir ben bir de yaratan Anadolu biliyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!