Kötüler iyileri çok iyi tanıdıkları için başarılı bir şekilde kullanırlar. İyiler kötülerin kötü olabileceğine ihtimal vermedikleri için güvenlerini suistimal ettirerek sürekli kötülere karşı kaybede kaybede iyi olmayı kötüler sayesinde yeniden öğrenirler.
▪️Önder Karaçay ▪️
Kendini iyi olarak görenlerin kötü tutumları şunlardır;
✓ Bana ne o yapsın,
✓ Ben niye kendimi riske atıyorum
❝ Kötüler her zaman bir arada olurlar. Kötüleri örgütsüz ve maddi güçsüz görmek mümkün değildir. İyileri tamamen yok edeceklerine emin olduklarında daha fazla zulüm ederler. İyiler, kötüler tarafından teker teker yok edilmeye başladığında değil iş iyice çığırından çıktığı zaman iyiler bir araya gelmeyi akıl eder ve kötülere karşı kazanırlar. İyilerin hiçbir devirde kalıcı ve sürdürülebilir bir çaba gösteren örgütleri olmadı. Çünkü kötüler iyilerin örgütleri içine sızarak her çağda iyilik adına yapılanan örgütleri de ele geçirerek kendi çıkarları adına kullandılar. İyiler bu sebeple örgütlü tüm müdahalelere karşı mesafeli durur tekil bir mücadeleyi daha onurlu görürler. İyilerin canı o kadar yanmış durumda ki kimseye güvenleri kalmamıştır. Tekil iyilik çabaları bu sebeple çığ gibi büyümektedir. Örgütlü kötülüklerin sonlarının gelme sebebi budur. İyiler tekil mücadeleler ile yurttaşlık çatısı altında bir arada bir örgüt kurmadan birleşmiş durumdalar. Yaşamın amacına uygun direniş örneğini iyiler vermektedir. Yaşamın amacı çıkar amaçlı kalabalıkların yanında olmak yerine, genelin yararı adına bilinçsiz kalabalıkların saflarında yer almaktan hızla kurtulmaktır. ❞
İyileştiren ve yaralayan kelimeleri ayıkladım.
İyileştiren kelimeleri kullandım, yaralayan kelimeleri bir daha kimseyi yaralamasın diye sakladım.
İlk yaramı, aynı yerden ikinci yaramı ne zaman ve kimden aldım?
Bilinçaltı sözcüklerden çok duyguların titreşimi ile çalışır.
Bu yüzden müzik kelimelerden çok daha derin izler bırakır. Dinlediğimiz müzik sadece kulağına değil, tinimize de hitap eder. Özellikle tekrar eden şarkı sözleri ve duygusal melodiler, bilinçaltında yeni inanç kalıpları oluşturabilir.
Müzik, insanlık tarihinin en kadim ve en güçlü iletişim araçlarından biridir. Sözsüz bile olsa, bilinçaltımızın en derin katmanlarına ulaşabilir. Bugün modern psikoloji, nörobilim ve enerji çalışmaları bile müziğin zihinsel, duygusal ve tinsel yaşamın üzerindeki etkilerini kabul etmektedir. Çünkü müzik sadece bir sanat değil, aynı zamanda bir titreşim, bir frekans ve çoğu zaman farkında olmadan iç dünyamızı şekillendiren bir programlama aracıdır.
Hiç açığa çıkmamış ilmi bilgileri düşündüğüm zaman açığa çıkma zamanı gelen bilgilerin yaşanan değişimin anlaşılır olmasını sağlamaya yönelik maddi delil amaçlıdır.
Manadan uzak madde dünyasında yaşayan insanları madde deliller ortaya koymazsanız evrensel enerji ile yaşanan değişimin anlaşılma idrakı uzar.
Aksi takdirde iyilik kötülük gücü ile muhatap olmak istemez. Bu seviye düşüren bir çabadır. Bazen insanların o aşağılık düzeyden çekip çıkarmak için müdahale etmek gerekiyor. Aksi takdirde korku dağları büyüdükçe kötülük güç büyütür. Emek boşa gider.
Yüksek herz (350 herz üzeri) frekans pozitif enerjiye sahip insanlar yaşamlarında kendi içinde ki enerjilerine uygun bir çekim merkezine zamanı geldiğinde dönüşürler.
Zaman doğuştan itibaren başlayan bir süreçtir.
Enerjisini doğru besleyen ve kullanan farkındalık üretir.
Albert Camus'un Düşüş adlı kitabını okurken kitapta geçen cümleler ile denk düşen yaşamım bu düşünceler ile nasılda örtüşmüş.
Zulmü bitirmek adına Mustafa Kemal Atatürk'ün yarım kalan devrimini tamamlamak adına bir ömür boyu ısrarla insanüstü bir çaba ortaya koydum.
Normal bir çaba yürütmediğimin bilincinde biriyim.
Sadakat ile çıkar ilişkisi kuran insanlar çok tehlikelidir. Oysa çıkarlar sadakat ile iliskilendirilir ise bir tehdide dönüşür. Biat itaat, kula kulluk kültürlerinin bir insan esir alma ve kulkanma yöntemidir sadakat. En tepede biri tapılacak düzeyde bir çıkar örgütü kurulur. Örgüte dahil olmanın ve buradan çıkar sağlamanın şartı ise en tepeye koşulsuz eleştiri yapmadan biat ve itaat etmek olduğu dayatılır. Bu tür örgütlerin yasal olmuş olması rezaleti bir kat daha büyütür. Örneğin siyasi partiler bu tür yasal örgütlenmeler olup, hangi siyasi parti ülke yönetiminde temsil yetkisi alırsa bu düzen devkete taşınır. Devlet biat ve itaat sistemi içinde bir çıkar çarkına döner. Şahsi çıkara dayalı sadakat örgütlenmeleri devleti ve ulusu yer. Tarihe karışan bütün devletler ve uluslar bu yöntemle büyük sorunlar yaşamış bu sadakatin dış bağlantılı olanları iç ve dış savaşlar üretecek boyutta kötülük üretmiştir. İnsanlık bunca tecrübeye rağmen neden hala bu çağda bu tür sorunlar yaşıyor sorusunun tek bir yanıtı var. Bu tür bir esaret ve soygun düzenini şahsi çıkara satarak yaşamayı kabul eden insan yetiştirmekten kaynaklanır. İnsan bozuldu mu? Doğada bozulur, ibsani ilişkilerde yaşamda. Bunun çaresi doğanın gücünü gösterdiği başka bir temizliktir. Aptallık üzerine kurulu mutluluk yaşamın en büyük tehdidir.
🔹Önder Karaçay 🔹




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!