Bizim ortamda
çoğu kurumda
işini sevenler
en büyük aptallar olarak
en zor işlerde kullanılırlar.
Yaşamayı istet bana
ölmeyi değil!
Her uykuya yattığımda
hoş görünmesin bana Azrail.
Onun şefkatli orağına dayamayayım boynumu;
Kızgın maşalar düştü
bu topraklara.
Biliyor herkes
açıkça düşürüldü zaten.
Ama
Size 1 kilometre veya 2 kilometre
veya şehirboyu uzaklıktaki biri
üzerinize işeyemez.
onun dışkılama olgusu sizle ilgili değildir.
sıçrama ihtimali bile yoktur.
kendi başına halleder işini
Merhameti...
Sevdiğime karşı bile,
o küçük kuşa karşı bile
merhametimi kaybettiğimde;
tutunacak bir Yaratıcı sevgim de olmasaydı
ne yapardım, ne ederdim? !
Che puromun, yükselen
ve yatak odamı tam anlamıyla dumanaltı yapan
dumanlarının arasından zorlukla seçebildiğim monitörümden
resmi geçit halinde bana bakan
tapınılası güzellikte kadın resimleri ile,
çoğunluğun rahatlamak için dışarı çıkıp,
Bütün gün trendler
ve iş maskesi altında
özel biçilmiş duruşlarla atıp-tutan,
sadece gündem tabanında konuşan
karıdan-kızdan
Nefes alarak hayatta kalmanın
yalnızca bu sahnede geçerli olduğunu biliyordum.
ve bunun tersine
milyonlarca “nefessiz alem” olduğunu da...
O akşam gözlerimi bunu düşünerek kapattım.
Yalnızlık bir kere çaldımı kapını
boyun eğeceksin şüphe etmeden.
Düşünmeyeceksin
kapılsam mı, kapılmasam mı diye...
Varsa ihtimalin aklında
Elden bir şey gelmez
topyekun oturmuşuz, yerleşmişiz
gövdesi, dalları kuru
kökleri zehirlenmiş ağacın dallarına...
Geçtikçe yıllar eğrilmekteyiz




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...