Bana bir madenci elbisesi
Bir aydınlatma miğferi
Kazma ve kürek beraberinde
Birde maden ocağı gösterin
Yerin yüz metre derininde
Bin metre derininde fark etmez
Atatürküm
Sen cumhuriyet i kurdun
Ne kaldıki bize
Yaşatmak
Fidanları diktin
Yeşerttin
Bana kan kusturdular
Kin güttüler
Bana zehir zıkkım yedirdiler
Karşı çıkmadım
Yedim
Sesim ağzımda kaldı
Gittin diye
Ağıtlar yakmadım
Sustum
Gittin diye kahrolmadım
Sevdalandım
Çiçekler vardı
Eşkıya dağ bekliyor
Eşkıya yol kesiyor
Eşkıya ev basıyor
Eşkıya evimdesin
Eşkıya soframdasın
Eşkıya yanımdasın
Bu nasıl bir beraberlik
Beş sıfır üstün
Biri öndeyken yüz metre
Diğeri geride beraber
Merak ettiğim de buydu
Çözemediğimde
Gökyüzü karanlık değil
Ay var
Yıldızlar yanıyor
Odam karanlık
Bana bir oda dolusu ışık
Bir gök dolusu istemiyorum
Şairsem
Cellât derim ben buna
Kimse kızmasın
Kimse de ceza vermesin bana
Yıkılan benim duvarlarım
Yanan benim
Hiç bu tuvalet taşı yazılmadı
Değersizliğinden olmalı
Kimsenin aklına gelmedi
Kimse film çevirmedi tuvalette
Baştan sona
Belki porno filmlerde oldu
Nasılsa ulaşamadım
anlatamadım zulmü
anlamak isteyende yok zaten
Peki
el sallıyorum valim
Beni anladınmı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!