(Bazen durmak, yürümekten daha
büyük bir eylemdir.)
Tehdit yok sözlerimde,
Eyleme sitemim de...
Bırakıyorum artık kendimi,
Mücadele buraya kadar...
Yorgun içime yenilen hırslar,
Kabuğuna çekilse de zamanla,
Sanma ki söner dikiş izlerim.
Kalbimde kırılan insan camları;
Kırgınlığımın kaçak kan damarları...
Suskun ve darmaduman bir
hikâyeydi;
Uzatsam roman,
Oysa kestiğim yerde iki dizeydi...
Elim bir kazanın hemen sonrası gibi:
İki yaralı var;
Biri ben, diğeri de benden içeri...
Yine de doğrulur o enkazdan insan,
Ateşi sönmemiş bir kor gibi!
Bırakıyorum kendimi,
Bırakıyorum işte şuraya;
Unutulmuş bir işaret zamiri gibi...
Meydanlara kazınan bir anıt gibi,
Yarın yeniden başlanacak yere!
Kayıt Tarihi : 3.11.2026 10:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şehrin en gürültülü meydanına bakan eski bir binanın en üst katında, zaman sanki akmayı unuttuğu yerde durmuş gibiydi. Sencer, masanın başında saatlerdir önündeki kâğıda bakıyordu. Dışarıda hayat, korna sesleri, aceleyle koşturan insanlar ve bitmek bilmeyen bir kavga gürültüsüyle akıp gidiyordu. O ise ne bir tehdit savuruyordu ne de kimseye bir sitemi vardı; sadece yıllardır taşıdığı o yorgun hırsları içinden söküp atmış, kabuğuna çekilmişti. Pencereden içeri süzülen akşam güneşinin altında, ellerine baktı. Bir kazanın, büyük bir fırtınanın hemen sonrası gibiydi elleri. İçeride iki yaralı vardı; biri bizzat kendisi, diğeri ise kendi derinliklerinde saklanan, kendinden bile sakındığı o öteki ben'i... Ama insan, ne kadar derininden yaralanırsa yaralansın, o enkazdan yine de ateşleri sönmemiş bir kor gibi doğrulmasını biliyordu. Masada duran deftere uzandı. Bazen hayatı uzatıp bir roman yapmak geçerdi içinden; oysa kalemi eline aldığında kestiği yer, topu topu iki dizeydi. Suskun ve darmaduman bir hikâyeydi yaşadığı, geçmişte kalmış bir anıydı. Yavaşça ayağa kalktı. Ceketini giydi, kapıyı ardına kadar açtı. Artık arkasına dönüp bakmak yoktu. Kendini o telaşlı kalabalığın ortasına, meydanlara kazınan bir anıt gibi bıraktı. Yarın, her şeyin yarım kaldığı o yerden yeniden başlamak üzere adımlarını attı. Çünkü bazen durmak, yürümekten çok daha büyük bir eylemdi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!