Bana öylesine yakınsın ki cennet gözlüm
Dokunsam hayaline duyacaksın
Ağlasam hıçkırıklara boğulacaksın
Gülsem yüzümde bitip tükenmeyen neş’esin
Bir sevda gülü kadar narin,bülbüller kadar şensin
Benimle kuşlar kadar özgür ve mutlusun
Pırıl pırıl sevdayla dolacağız
Sevda yolunda mutlu olacağız
Kaybolmuş bir çocuğa benzer sevda
Ellerinden tutup yürütmeli onu bulunca
Ümit çiçekleri bitmeli şen dudaklarda
Ve ben o kokuyla sermest olmalıyım
Hava ıslaktı,gölgeler karanlıkta üşüyordu
Yağmur,gök delinmişçesine yağıyordu
İki sevgili kolkola girmiş, neş eyle yürüyordu
Onlar yağmurdan değil aşktan sırılsıklam olmuştu
Bulutlar salkım saçaktı kızın gökyüzünde
Onun misli gibi yoktur. Şura 11
Bu hal tam yakınlık hali,sırf fena halidir.Bu hale eren kişinin varlığından eser kalmaz.Zira,o manevi cünupluk hali olan vücud günahından arınmış,manevi bir gusülle tertemiz olmuştur.
Bu hale eren kişi kudsi ruhla hayat bulmuştur.Allahın öz nuruyla nazar eder.Ona bakar,ondan bakar,onun için bakar.Bu bakışlarda şekil ve benzerlik yoktur.Yani öyle bir an gelir ki kulla Allah arasına ne melek ne mürsel nebi giremez.İşte o anda kul Rab la bir olur.(Benim Allahla öyle bir vaktim olur ki araya ne mürsel nebi nede melek ül mukarrep giremez)
Bu alem tecrit yani yokluk alemidir.Allah'ın zatından başka kul bütün varlık libasından soyunur.
-Tecrit et vuslat bul kutsi hadisi asıl manayı ifade eder.Burada tecritten murad beşeri sıfatlardan tam bir yokluğa varmak,ilahi sıfatlarla bezenmektir.
Bu üstün hale işareten
Kaynak sularınca berrak bir gönül
Gönül dolusu içten bir sevgi isterim
Rüzgarı saçlarımda esen
Dağları kekik kokan bir köy isterim
Denizi yosun kokan bir yaşam kenti
Ruhunu özünü meleklerden alan
Baharın soluyor canım gülleri, kırılıyor dalları
Dökülüyor altın sarısı ömür yaprakları
Özlüyor insan göçüp giden can dostları
Bir zamanlar ne idik dercesine kabir taşları
Rüzgar hışımla esiyor şimdi,gençliğin ışığı söndü
Cemreler düşer o saf yüreğine
Beklersin o sevgiliyi can evine
Gökkuşağının altından geçmek istersin
Bulutların üzerinden melekleri selamlarsın
Ayakların değmez göklere yerlere
Atıp da ağırlıklarını yükselirsin ötelere
Sen olmasan ben olmazdım
Deli divane sevdalı
Açmazdı baharın dalı
Benim güzel aşk çiçeğim
Kalbim aşkınla belalı
Aşk coşkun bir ilahiydi sonsuz ötelere yükselen
Sevdalılar itiler kana kana bu ölümsüzlük iksirinden
Birlikte kanatlanıp uçtular mülk,melekut aleminden
İçtiler kevser şarabından geçtiler,can ve tenden
Aşk bir hüzzam şarkıydı gönüllerden yücelen
Bir gün anlarsın, seni ne çok ne çok sevdiğimi
Seni çiçeklerden,kuşlardan bile kıskandığımı
Sevdanın rüzgarı akıtır o canım gözlerden yaşlarını
Pişmanlık kor gibi yakar beni kaybettiğinde yüreğini
Bir gün anlarsın seni en çok sevenin ben olduğumu




-
Nerman Karakoç
-
Meltem Ege
-
Derviş Ozan
Tüm YorumlarKaleminiz daim olsun... saygılar
ne kadar farklı bir çalışmaydı usta..ilgiyle okudum..emeğinize sağlık....
Haftanın şairi Nihat Gülle'yi yürekten kutluyorum
başarılı bir şair.
yolu açık olsun
şiir kitabı da hayırlı olsun
not: Şiir adına isminizi eklemeyin efendim.zaten şiir sizin. adınız da var. fazlalık oluyor