İnsan sahip olmayı ister bir şeylere ve peşinden koşar.. bunun gibi bir slogana sahip olmalı derim ben peşinden koşacak bir slogan seçmeli ister uzun ister kısa ve bir rengi olmalı bu sloganın.. bir sloganı ve bir rengi olmayan insanlar başkalarının sloganlarından etkilenmeye ve başkalarının renkleriyle renklenmeye MAHKUMDURLAR..
işte benim sloganım: Allah Var Problem Yok... bu arada Kelaynaklar Ölmesinde bir slogandır fakat anlayana...
artvinli yaşlı bir dede ve etrafına toplanmış gençler - dede sen savaş gördün değil mi -hee kördum -bize anlatsana bir anını -anlatayim şimdi kavur öle aşağidan keleyi -ee -biz köyun uşaklari toplanduk -ee -hane duthuri memed varya o aldi barebelliyi taktu peline -düşmanı gördünüz yani -görduk görduuk.gavur aşağiki bayirden çıkayidi tam -vay be ee, -piz bi kaçtuk bi kaçtuk ki sorma.. -has.....
gözyaşı kanallarımın önüne barajlar kurdum hep daha fazla elektrik üretmek içindi ve ürettim içime sattım hepsini yok pahasına bazen içime akıttım artan suları kederlere boğdum kendimi kalbim sular altında kaldı.. ve şimdi klldırdım gözümden setleri yıktım perdeleri tek tek müşteri bekler gibi bekliyorum ama ağlayamıyorum damla sadece bir damla.. ama bir çocuk bekliyorum şimdi gelecek ve susuz yüreğimde yağmur duasına çıkacak...
Orasını Allah bilir.. Ama Allah önce meleklere sormuş ve onlarda -Biz senin bize öğrettiğinden başka bir şey bilmeyiz diye cevap vermişlerdir. Fakat Hz. adem eşyanın isimlerini saymıştır ki buradan Meleklere öğretilmeyen şeylerin Ademoğluna öğretildiği Farklı bir canlı olduğu da anlaşılabilir.. İslam alimlerinin bu ayet hakkında çok çeşitli tefsirleri mevcut.
'şeyler' felsefi bir terim sadece filozoflar değil islam kelamcılarıda eşyanın hakikati hakkında yorumlarda bulunmuş ikilemler yaşanmıştır.. en sık tartışılan soru ise eşyanın hakikati hakkında olmuştur.. eşya kaç boyutludur gördüklerimiz hayalmidir eşyayı tanıma nerelerden gelir vs. Kur’an-ı Kerim’de, de ilk insan unvanını alan Hz. Adem’in Cenab-ı Hak tarafından öğretilen eşya isimlerini saymak suretiyle, meleklere üstün geldiğini okuyoruz...
hayallerim uçuşurdu ülkemde yerçekimsiz gökçekimsiz hiçbir çekimsiz boyanırlardı renkten renge.. taki bir metoor ülkeme çarpana dek.. çarptı ve karamsarlık önce renklerini aldı hayallerimin sonra onlara yerin çekici olduğunu gösterdi.. uçamayan hayallerimin üzüntüleri içlerine işledi ve nesilleri bir bir bir bir tükendi..
bedenen hızlıdırlar koşarlar adeta her çiçekten bal alma her ortama girip çıkma heveslisidirler koşarlar bilgi peşinde karaya vurmuş bir balinayı tedavi etmeye çalışırken gördükleri kelebeğin kanatlarına hayran olup onun peşine düşerler dere kenarında bütün mesailerini balık tutmaya harcadıkları halde birden fikir değiştirir balıkları dereye salar ve onlarla yüzme yarışı yapmaya kalkarlar esnektirler ama esnerkende kırmayı iyi becerirler bir ağacın dibinde elmaya ulaşamadığı için ağlayan bir çocuk görseler ve kendileri o elmaya ulaşacak kadar uzun olmasalar o çocuk için ağacı kökünden keser ve elmayı kopartıp çocuğa verirler ince hesapları yoktur kalın da değildir hesapları bir hesap yaparlar ama ya delidir der herkes onu umursamaz ya da onu anlayamazlar üzücü olan onu anlayıp anlamamalarının onun umurunda olmasıdır.. hızlıdırlar ancaaaak, ruhları fikirleri pişmanlıkları özlemleri hep bedenlerinin gerisindedir yaramaz bir çocuğun arkasında dolanan bir ebeveyn gibi kendi yaptıklarının arkasında dolanırlar toparlamaya çalışırlar tuhaftırlar komiktirler zıplayangillerdendirler gerilerden gelenler..
İnsan sahip olmayı ister bir şeylere ve peşinden koşar..
bunun gibi
bir slogana sahip olmalı derim ben peşinden koşacak
bir slogan seçmeli
ister uzun ister kısa
ve bir rengi olmalı bu sloganın..
bir sloganı ve bir rengi olmayan insanlar
başkalarının sloganlarından etkilenmeye
ve
başkalarının renkleriyle renklenmeye MAHKUMDURLAR..
işte benim sloganım:
Allah Var Problem Yok...
bu arada
Kelaynaklar Ölmesinde bir slogandır
fakat
anlayana...
Kelaynaklar Ölmesin!
artvinli yaşlı bir dede
ve etrafına toplanmış gençler
- dede sen savaş gördün değil mi
-hee kördum
-bize anlatsana bir anını
-anlatayim
şimdi kavur öle aşağidan keleyi
-ee
-biz köyun uşaklari toplanduk
-ee
-hane duthuri memed varya
o aldi barebelliyi
taktu peline
-düşmanı gördünüz yani
-görduk görduuk.gavur aşağiki bayirden çıkayidi tam
-vay be ee,
-piz bi kaçtuk bi kaçtuk ki sorma..
-has.....
gözyaşı kanallarımın önüne barajlar kurdum
hep daha fazla elektrik üretmek
içindi
ve ürettim
içime sattım hepsini yok pahasına
bazen içime akıttım artan suları
kederlere boğdum kendimi
kalbim sular altında kaldı..
ve
şimdi
klldırdım gözümden setleri
yıktım perdeleri tek tek
müşteri bekler gibi bekliyorum ama ağlayamıyorum
damla
sadece bir damla..
ama
bir çocuk bekliyorum şimdi
gelecek ve susuz yüreğimde yağmur duasına çıkacak...
eli cebinde çüküsünü kaşıyan öğrenciye öğretmenin fırçası
-oğluuuuuuum! tombala mı çekiyosun!
Orasını Allah bilir..
Ama Allah önce meleklere sormuş
ve onlarda
-Biz senin bize öğrettiğinden başka bir şey bilmeyiz
diye cevap vermişlerdir.
Fakat Hz. adem eşyanın isimlerini saymıştır ki buradan
Meleklere öğretilmeyen şeylerin
Ademoğluna öğretildiği
Farklı bir canlı olduğu da anlaşılabilir..
İslam alimlerinin bu ayet hakkında çok çeşitli tefsirleri mevcut.
'şeyler'
felsefi bir terim
sadece filozoflar değil islam kelamcılarıda eşyanın hakikati hakkında
yorumlarda bulunmuş
ikilemler yaşanmıştır..
en sık tartışılan soru ise eşyanın hakikati hakkında olmuştur..
eşya kaç boyutludur
gördüklerimiz hayalmidir
eşyayı tanıma nerelerden gelir vs.
Kur’an-ı Kerim’de, de
ilk insan unvanını alan Hz. Adem’in Cenab-ı Hak
tarafından öğretilen eşya isimlerini saymak suretiyle, meleklere üstün geldiğini okuyoruz...
kendimden bir sen çıkartsam
ve kendime yeni senler alsam
aldığım senlere dolgun bir zam yapsam
kendimi kara geçirebilir miyim?
hayallerim uçuşurdu ülkemde
yerçekimsiz gökçekimsiz
hiçbir çekimsiz
boyanırlardı renkten renge..
taki bir metoor ülkeme çarpana dek..
çarptı
ve
karamsarlık
önce renklerini aldı hayallerimin
sonra onlara
yerin çekici olduğunu gösterdi..
uçamayan hayallerimin
üzüntüleri içlerine işledi
ve
nesilleri
bir bir bir bir
tükendi..
bedenen hızlıdırlar koşarlar adeta
her çiçekten bal alma
her ortama girip çıkma heveslisidirler
koşarlar bilgi peşinde
karaya vurmuş bir balinayı tedavi etmeye çalışırken
gördükleri kelebeğin kanatlarına hayran olup onun peşine düşerler
dere kenarında bütün mesailerini balık tutmaya harcadıkları halde
birden fikir değiştirir balıkları dereye salar ve onlarla yüzme yarışı yapmaya kalkarlar
esnektirler ama esnerkende kırmayı iyi becerirler bir ağacın dibinde elmaya ulaşamadığı için ağlayan bir çocuk görseler
ve kendileri o elmaya ulaşacak kadar uzun olmasalar
o çocuk için ağacı kökünden keser ve elmayı kopartıp çocuğa verirler
ince hesapları yoktur
kalın da değildir hesapları
bir hesap yaparlar ama
ya delidir der herkes onu umursamaz
ya da onu anlayamazlar üzücü olan
onu anlayıp anlamamalarının onun umurunda olmasıdır..
hızlıdırlar
ancaaaak,
ruhları
fikirleri
pişmanlıkları
özlemleri
hep bedenlerinin gerisindedir
yaramaz bir çocuğun arkasında dolanan bir ebeveyn gibi
kendi yaptıklarının arkasında dolanırlar
toparlamaya çalışırlar
tuhaftırlar
komiktirler
zıplayangillerdendirler
gerilerden gelenler..