Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Saat.(İt.)in orario (on time): Zamanında, vaktinde, saatinde.
Özel olarak, hususi olarak.(İt.)İng. : On purpose
It breaks the bank for me (Benim için pahalı)
"Bedensel, ruhsal ve toplumsal-sosyal yönlerden tam bir iyilik durumu”DSÖ
Bir adam./ it. Plurale Gli uomini (Adamlar)Un uomo una donna.
Erkek gömleği / it.
Gerçekten.(İng.)
Tabi ki.(İng.)
Tavşana kaç, tazıya tut demek (dym.)Davalı iki tarafı birbirlerine karşı kışkırtmak, ikili oynamak.
Açlık. (İt.)- io ho fame. (Açım)- Quindi io mangio.
Saat.
(İt.)
in orario (on time): Zamanında, vaktinde, saatinde.
Özel olarak, hususi olarak.
(İt.)
İng. : On purpose
It breaks the bank for me (Benim için pahalı)
"Bedensel, ruhsal ve toplumsal-sosyal yönlerden tam bir iyilik durumu”
DSÖ
Bir adam./ it.
Plurale Gli uomini (Adamlar)
Un uomo una donna.
Erkek gömleği / it.
Gerçekten.
(İng.)
Tabi ki.
(İng.)
Tavşana kaç, tazıya tut demek (dym.)
Davalı iki tarafı birbirlerine karşı kışkırtmak, ikili oynamak.
Açlık. (İt.)
- io ho fame. (Açım)
- Quindi io mangio.