Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Oyuk, ağaç oyuğu, çukur, boşluk, tilki çukuru. / İng.
İn, ağıl, barınak, kurt yuvası, vahşi hayvan ini, haydut yatağı. / İng.
Hayvan ini, kulübe, barınak, kirada oturmak. / İng.
Kahır çekmek / Kahrını çekmek : Uzun süre sıkıntıya katlanmak (dym.)
Ar.: Kahr1. Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme. 2. Derin üzüntü veya acı, sıkıntı.Kahır (veya kahrını) çekmek (dym.)Kahrından ölmek (dym.)
Kahr ile, ezerek, zorla.
Kahr ile, zorla. ezerek, cebren.
Do you want to go out with me tonight? ( Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?)
Don't deceive me (Beni kandırma). / İng.
Mangiare bene vuol dire sentirsi bene.(İyi yemek, iyi hissetmek demektir.) / İt.
Oyuk, ağaç oyuğu, çukur, boşluk, tilki çukuru. / İng.
İn, ağıl, barınak, kurt yuvası, vahşi hayvan ini, haydut yatağı. / İng.
Hayvan ini, kulübe, barınak, kirada oturmak. / İng.
Kahır çekmek / Kahrını çekmek : Uzun süre sıkıntıya katlanmak (dym.)
Ar.: Kahr
1. Yok etme, ezme, perişan etme, mahvetme.
2. Derin üzüntü veya acı, sıkıntı.
Kahır (veya kahrını) çekmek (dym.)
Kahrından ölmek (dym.)
Kahr ile, ezerek, zorla.
Kahr ile, zorla. ezerek, cebren.
Do you want to go out with me tonight? ( Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?)
Don't deceive me (Beni kandırma). / İng.
Mangiare bene vuol dire sentirsi bene.
(İyi yemek, iyi hissetmek demektir.) / İt.