PRİMUM NON NOCERE....
Erol Günaydın'ı mesleğinin doruğuna taşıyan dizi...
Stir me up.....
pamuk tarlaları ve gölüyle...adana....adana....adana...
Dest-i hınna-zedelerden el çekGiydirirler sana kanlı göynek
ne kasketim kaldı senin ora işi ne yollarını taşımış ayakkabım, son mintanım da sırtımda paralandı çoktan, Şile bezindendi. Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin, alnımın çizgilerindesin memleketim, memleketim, memleketim... Pırag, 8 Nisan 958
pasaportun üzerinde uzayıp giden renkli mühürler silsilesi...
asi...psikolojik olarak çocukluğuna gitmek lazım...
ankesörlü telefonların vazgeçilmez baş rol oyuncusuydu eskiden..şimdilerde kaldı mı bilinmez...yerini telefon kartı ve kredi kartları almadan önce takılması sonrası sınırsız konuşma umuduyla yaşadığımız küçük yuvarlak metal parçasıydı...:=))
koparmak..
sona varmak..dönülmez akşamın ufkunda olmamak...:=))
Erol Günaydın'ı mesleğinin doruğuna taşıyan dizi...
Stir me up.....
pamuk tarlaları ve gölüyle...
adana....adana....adana...
Dest-i hınna-zedelerden el çek
Giydirirler sana kanlı göynek
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanım da sırtımda paralandı çoktan,
Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
enfarktında yüreğimin,
alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim...
Pırag, 8 Nisan 958
pasaportun üzerinde uzayıp giden renkli mühürler silsilesi...
asi...
psikolojik olarak çocukluğuna gitmek lazım...
ankesörlü telefonların vazgeçilmez baş rol oyuncusuydu eskiden..
şimdilerde kaldı mı bilinmez...
yerini telefon kartı ve kredi kartları almadan önce takılması sonrası sınırsız konuşma umuduyla yaşadığımız küçük yuvarlak metal parçasıydı...:=))
koparmak..
sona varmak..
dönülmez akşamın ufkunda olmamak...:=))