Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Seyfi Karaca
Seyfi Karaca

Cagir ey kalbim deli gönlüm beni bildigi gördügü duydugu dogdugu topragindan hayatin huzurunda söyleyip yazan, insan divane eylesin..!

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 16:02

    …….
    GÜZELLiK DEDiGiN DEMDEN DEVRANA
    ……….
    GÜZELLiK dedigin… topraga belenmis, suya kanmis, isiga ve günese boyanmis ölümün kundaginda sapasaglam kalmanin nasibiyle insan ve günyüzüne cikabilen gayretini gayesini ve cabasini, ASKIN SOFRASINDAN sehimlenen onuru, huzuru, sevinci, doyumu, kanaati, kararliligi ve özgüveni giyip kusanmaktir.

    Taklidi yapilmayan gerek üzüntü ve gerek sevinclerle hic bir arabulucuyu, pazarlamaciyi, tercümani, reklamciyi, kaset veya bilgisayar hafiza kaydini siraya devreye koymaksizin, kimsenin özel ikrami ve keyfiyet hediyesi olmayan daglardaki kar, tepelerdeki rüzgar, bulutlardaki yagmur, dallardaki cagla yahut cicek; kaprissiz kibirsiz sifresiz maskesiz kotasiz vizesiz formatsiz ve limitsiz; kendisiyle barisik ; ve cesur, bilgili, dogal, saygin, adil, vicdanli, becerikli, liyakatli, duyarli, kültürlü olan insan degerliligi kadar GERCEKCi ve GÜZELDiR.

    Karacoglan diyor ki : „ Harami var diye korku verirler, benim ipek yüklü kervanim mi var „

    Nesimi : „ Hu cekerim, dem cekerim, O yar benim kime ne „
    Pir Sultan Abdal : „Yorulan yorulsun ben yorulmazam
    Derviş makamından ben ayrılmazam
    Dünya kadısından ben sorulmazam
    Kalsın benim davam divana kalsın „
    Yunus Emre : „"Gitti beyler mürveti, Binmisler birer atı, Yedigi yoksul eti, İçtigi kan olmustur."
    Mehmet Akif : „Zulmü alkıslayamam, zâlimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi icin gecmise kalkıp sövemem
    Üç bucuk soysuzun ardında zagarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlıga ölsem tapamam.“
    Hikmet Nazim : „Kapansın el kapıları, bir daha aclmasin,
    yok edin insanın insana kullugunu,
    bu davet bizim....

    Necip Fazil : „ Ustada kalirsa bu öksüz yapi, onu sürdürmeyen cirak utansin „
    Veysel „ Aska giden geri dönmez, asktan geri dönmeyense ölmek nedir bilmez „ demisler ki…

    Her `Maddeyi`gercek `Manasindan` ve bütün zorluk kolayliklariyla yasayarak yerli yerinde taniyan bilip görmenin derin kitabindan dünyayi okuyup insanligi kazanmak duygu ve düsüncesidir; kopyasi sahtesi ve taklidi yapilamaz bütün yasam cesitliligini kendi özgün gecekliginde ölcüp tartmaya dair duyulan ilgi, verilen emek, yorulan hatir ve hayal birikimlerinin giymis kusanmis GÜZELLIK hediyesinden herseyi ve herkesi kendisiyle ÖZDES, saygin, onurlu ve itibarli kildigi.

    Devresi ve devriyesi hic bitmeyen geceyle gündüzün, ölümle yasamin, hayalle gercegin, dünle yarinin, varlikla yoklugun, siyahla beyazin, insanla topragin hep birbiri icinde, birbiri ardina, birbiri ugrunda, birbiri koynunda ve kundaginda dönüp dolastigi, dogup öldügü, bayilip sagildigi, kacip kovalastigi eksik ziyanlara tamam olmanin ASK ile MESKiDiR gayet güzel dedigin DEM ve DEVRAN.
    Bahce Manolya`lardadir gün saat ve iklim simdi

    Coskun dereler, taskin irmaklar, yeseren topraklar, pürlenen asmalar kavaklar ve sögütler; kimi Nisan sobesine tellal tarumar, kimi MANOLYA BAHCELERINE nazli süslencelerden miskin misafir kimisi de henüz gövermis aci sogan hediyesi, EBEM SOFRALARINDA göz göz örtmelerden ve odalardan cirasi yanik Mart delicelerininin ocaktaki deli gönül fermanlarini sokaklara daglara ve ilk bahara cikarmakla gün egirip devran döndügü pervane kanatlaridir, topragin insanla güzellesip süslendigi ve insanin insana tutusup yandigi kibritten kavdan ve kivilcimdan…

    Seyfi Karaca…………Mart / 23

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 16:01

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 15:59

    ……….
    DEVREDÜZGÜNCE
    ………..
    Hem zaten…:
    Kötülükle iyilik arası karakteristik özelliği yeryüzü hayatının en bilinen başlıca zıtlaşması ve çelişkisini gerçekliği tartışılmaz kendine denk yapısında barındırdığı; farkındalığı olan ve yetişkin insan içindir, kundak kucağından itibaren hayata duyduğu ilgiyi ve yaşamsal ihtiyaç bildirimlerini işaretler, mimikler, çığlıklar, hareketler ve içgüdülerle duyurup ortaya koyduğu reflekslerin yerini, etkin yaşayarak gözlemlediği kazanım ve deneyimlerle kendi kişiliğine doğru giderken bütün zıtlıkların ayraç çizgisinde birbirini tamamlayan dünyayı algılar; aynı zamanda da örtüşüp bağdaşmayan farklılıkları anlamlandırıp tanımlayan seçeneklerin aklını fikrini bilincini idrakını duyarlılığını iradesini ve zihin zeka kaydını gerçekleştirir.

    Çünkü hor bakışarak, kabaca, bilinç altındaki içgüdümlülüğün kibir kahır kapris cilve cazibe takıntı saplantı ahkam sergi sunum gösteriş azgınlık dengesizlik sapkınlık doyumsuzluk ve görgüsüzlüğünü barındıran bütün toplum ve İnsanlık seviyeli değer dengelerinden sapma göstergeli her büyütülüp yüceltilen ABARTI , gerçekte hem insanlığı, hem insan ilişkilerini hem de dünyayı ufalar, ezer, bozar, alçaktır, sarsar, tıkar, boğar, başkalaştırır , çölleştirir ve küçültür.

    Çünkü sevgiden saygıya,sağlıktan adalete, tarımdan ticarete, dilden dağarcığa, kültürden inanca, ulaşımdan iletişime, edebiyattan sanata, eğitimden bilime, duygudan düşünceye, davranıştan duyarlılığa, liyakatten samimiyete, imardan insana…abartılarak yüceltilip büyütülen herşey, tapındığı aldanışları insanlıktan uzaklaştırıp büyüterek özel seçkin ve ayrıcalıklı kılınanlara sağladığı üstünlük, imtiyazcılığın geri dönüşümü , her zaman her şartta sonsuz felaketleri beraberinde getiren; artçıları çok kıyametleri çağıran; balına buyruk keyfiyeti İLAHLAŞTIRAN bozgun, yıkım , alçalış ,küçülme ve intihar girişimciliğidir.
    Ordan, yani ilahlaştırılan şair yazar rejisör siyasetçi sanayici tarımcı filimci bilimci hukukçu mühendis mimar tarikatcı iletişimci eğitimci gıdacı butikçi siporcu balıkçı mapazacı süper hiper marketçi oazarcı isportacı reklamcı sunucu haberci toplulukları patron tanrı ünü ve ünvanıyla yüceltilip insanlık üstü şöhret makam merci servet saltanat ve mertebelere BÜYÜTÜLDÜĞÜ vade ve müddetlerce gerçek hak hukuk beceri cesaret özgürlük özgüven emek paylaşım liyakat denge ve düzey değerlerinde sanat bilim edebiyat ilim inanç kültür irfan kişilik eğilim donanım ve karakteri doğup büyümediği gibi, miras ve milat tarihi dolanlarıyla tüm insanlık ölmeye devam edecektir.

    Hem zaten…

    Elliyi zar zor geçip genciken ihtiyara , altmış olduktan sonra her gün yüzyılların hediyedi, her saat hasta sayrıya gah seyyar sediye gah acil ambulans gah koma nöbetlerinde şifa dilekçecisi…
    Her ilmek kendine düğüm, her cemre kendine bahar, her güzellik kendine çiçek, her örgü kendine nakışlanmış süslenmiş aşk idi ; dünyanın cümlesince hali günü vakti serveti nasibi nimeti hikmeti ve vadesine , saygım samimi ehli muhabbet sevdalısı olup bilen ve bilenen her şeye ve herkese.

    Seyfi Karaca……….Mart / 23

  • tımarhane duvarı19.03.2023 - 16:49

  • tımarhane duvarı19.03.2023 - 16:48

    ….
    KAPANISA YAKINLASIRKEN DÜNYA
    ….
    Gün, esik, sokak, hayat, dag, irmak, dere, tepe, hal, dem, devran, ilim, irfan, toprak, iktisat ve insanlik yüzü görmeden sararip soluyor artik bundan böylesine Dünya.

    Sadece duvarin yüzünden caddenin yolboyu uzunlugunca her yeri kir zehir grültü kafes zivt ve asvaltla kaplanmis caddelerin söküp sürükledigi BALKON BAKISLI kör dügümlenmelerine eter koklatip kolonya tutarak; birbiri ardina kapanan gerek kaynak gerek damar durumundaki toplumsal bulusma görüsme dertlesme kaynasma yardimlasma ve dayanisma alanlarini iletisimsiz kurakligin herkesi icinde yutup bilgiden becriden idraktan akildan duygudan düsünceden saygidan sevgiden tümüyle koparan Yapay ve Hormon köksüzlüge yabancilastirip YALNIZASTIRDIGI hic degilse modern kentlerin bütün yilgin ve yorgunluklarini kaybolmusluk kimliksizliginden geri cagiran; ve her biri caginin getirdigi dert yiginagi ve sorunlar sarmaliyla toplanma merkezleri olarak islev gören; Endüstri CAGI`nin da kapanisina kesin noktayi koyduguna isaret eden MAGAZALAR ZiNCIRLERi; Yapay Zeka devrinin PATRON TANRILARINA daha cok kazandiran, daha ucuz, daha zahmetsiz, daha kolay, daha daha masrafsiz ve daha herkesi kendisiyle hem müsteri hem de daha bagimlilik artiran gardiyanligin kulu kölesi EVDEN ALIS VERIS yapilmasini dayattigi zorlamalarin geregini yerine getirmeye dönük cok katli magazalar, artik hic bir kosulda varliklarini devam edemeyip sürdürülemez iliskilerrde hayata tutunup dayanamadiginin birer birer ve ardardina iflasi cekip kapiya kilit vurmaktalar.

    Insanlarin dünyanin yükünü mega metropol kac göclerde nefes kesercesine araliksiz ve dur duraksiz biriktirdigi tasiyici kolonlarina hayatin hic bir yerde bitmeyecek olan kovaladigi yere yetsebilmek icin ezici gün mesaisini bütün birikmis yorgun bezgin yilgin bitik toksinlerini atip bir nebze olsun gevsetme ve bosatlma alanlari niteligindeki carsi -bazar kavramina denk gelen evden disariya; yani esige hayata sokaga meydana gezip dolasmaya bahane; karda tipide boranda evde olmayan sicak yuva duygusuna, bogulmus tikanmis kent yitik ve kayiplarindan kendie uygun teselli ikramiyesine, maske bakmaya, yüz yüze gelebilmenin hic de olsa insan kalabaliklarindaki her hangi her kimseye KARSTAT, GALERIA, ve cehre kostüm sekil icap takinmaya, cay saati pasta mesaisi kahvelemeye, keskin gerilimlerde zemberegi bosaltmaya, dilimlenmis zamana huzur rahatlik vermeye… emsal teskil eden örnegini tüm dünyaya hizla yayip yükledigi akibetiyle KAUF HOF ve benzerleri yok artik.

    Tipki hic bir gün isik günes yol dag tepe bayir iklim manzara ve yüzü görmeden kesim hanelere giden ve sanki diri canli hayattaymis süsü veren HORMON kimyasallarinin tavuk inek boga manda camiz et süt yogurt yapay yapmaciklari gibi. Tipki icinde hic bir dogal dünyasi olmadan sofralara servis edilen hazir paket envayi cesitlemeleri gibi ve tipki artik günesi yeri gögü yildizlari topragi görmeden yikilip ölen carpik kent yapilasmalari ve dogar dogmaz patron tanrilarinin kurguladigi ölü hayat döngüsüne kul köle, siddetin gerilimin gericiligin cehaletin korkunun öfkenin bunalimin vurgunun soygunun kinin nefretin kacagin talanin kayitsizligin sorgusuz sualsiz tüketim müsterisi güdümlü ve bagimliligindaki mutsuzluk muhtacina temelli zül ziyan olan insanlari gibi…

    Seyfi Karaca…….Mart / 23

  • tımarhane duvarı14.03.2023 - 13:41

  • tımarhane duvarı13.03.2023 - 16:19

  • tımarhane duvarı13.03.2023 - 16:18

  • tımarhane duvarı12.03.2023 - 18:33

    …..
    KÖKLÜ DEGiSIMLERiN BOGULUP BEKLEYEN KÖRDüGüMüNDE 3
    …….

    Ekonomisinin tamamina yakini ITHAL ve KAYIT DISI Serbet Piyasaciligin bütün soygun vurgun tarumar talan yikim yagma isgal ve tecavüz kosullarina endeksli tüketim piyasasinda toplumsal aidiyetliligi dinc diri saglam tutan hersey kolay istismarin hamaset söylemli soyut samimiyetsiz poz caka dolap dümen palavra ve dalaverler kivirip cevirme yoluyla tüm ortak degerlere cöküp cullanarak iliskisiz ve itibarsiz ayrismayi kundaklayan sinirsiz sorgusuz istismarciligin ganimet servetine mülk ve malzeme yapilir.

    Suc hakaret küfür sövgü saldiri gasp talan baski korku yagma yikim gibilerin sabika dosyasi kabarik hukuksuz kanunsuzlugunu isleme özgürlügünü kendine hic bir eylemi sorgulanamaz hak ve yetkide üstün imtyazli vazgecilmez essiz emsalsiz görerek; her degisim dönüsüm kaypaklik ve firildakligini erdemli onurlulgun örnek rol modeli olarak gösteren; ve keyfiyet hükümü kendine özel buyurdugu her savurganligin kaynak birim kurum ve imkanlariyla topyekün devleti kendine özel sirket mali bidigi; ve toplumu salak yurduna koyan her yollu ve her yönlü siyasal ekonomik kültürel alim satim marka ve marketciligiyle….
    KÖY KENT projesi, rahmetli Ecevit`in akil fikir vicdan sorumluluk duygu düsünce bilim felsefe yol inanc gözlem deneyim birikim cikarim yordam duyarliligiyla farkina varip TÜRKIYE GERCEKLIGINE dair tespit ettigi ` herseyin üretmeden tüketen ve ithal isgalciliginin tüm kaynaklarini ugrunda harcayip tükettigi carpik sehirlesmeyi kusattip yuttugu krizler ve bunalimlar silsilesinde yutup bogarak esir alan BETON BLOKLASMA`dan baska hic bir ilerleme gelisme büyüme ak hukuk istikrar güven ve kalkinmaya ülkeyi ve toplumu reva görmeyen ` kacak BOP YAPILANMASINI görüp bilerek, en ilk sirada tetikeyen sürekli GÖCÜ ve KAYIT DISILIGI önlemenin öngörüsüydü. Sonra iktidari sirasinda bakti gördü kü bir zamanlar vurgun soygun talan tarumar cikarlarina dokundugu icin yag, zeytin, ilac, gaz, benzin… kuyruklarini kudaklayarak soygun sömürülerini sorgusuz kanunsuz kuralsiz sürdürmenin disinda hic bir öncelikli derdi düsüncesi ve davasi olmayan haydut harami ve stokcular gürühu; ikinci iktidari sirasinda ayni sebep ve nedenlerden ötürü – kayit disi ithal ve BETONARME ekonominin neredeyse topyekün alim satim BOP piyasasi cevrim carkina tümden ve hepten kök salarak hakim oldugunu tespit edenlerle ugrasir bogusurken Ecevit – Bop emir buyruklarina karsi gelme faturasi da dahil rahmetli´nin üzerine yazar kasa köteleyip firlattilarak - HOLDING MEDYAS tarafindan linc edilip ve iktidardan düsürülerek- onun yerine istisnasiz DIS GÜCLER TARAFINDAN kurulup kurgulanan ve yerli isbirlikcilerinin bütün dayanak desteginin alan istek ve beklentilerini yerine getirmekle mükellef cikar ortakliginin tezgah ürünü olan BOP ESBASKANLIGI; Oniki Eylül sürecliginin devamina sivillestirildi .

    Böylece buranin siyasi formatli cilingir kilidi olarak AKEPE, MEHEPE ve PEKAKA birbirini yedekleyen degerler kimlikler inanclar birikimler kazanimlari ISTISMARINA cökmüs cöreklenmis kundakciliginin karsilikli GECiM kontenjan ve kapsaminda BOP cevrim vcarkinin BERMUDA ÜCGENI gibidirler.
    Toplumu bütün onurlu itibarli degerlerinden yozlastirip ayristirarak, ara bozgunculugu yaptiklari tüm yagma yikimlarin yerle bir olus enkazina anlasmaz uyusmaz her türlü siddeti güvensizligi yoksullugu yolsuzlugu adaletsizligi acimasizligi bencilligi kokusmuslugu cürümüslügü ve yozlasmayi mayinlayan ; birlik bütünlügü bozulmus duyarsiz kültürsüz sanatsiz üretimsiz paylasimsiz saygisiz sevgisiz sorumsuz tahammülsüz sorgulamasiz ve mutsuz kroniklesmis kopus ve kutuplasmayi kendilerine imkani kaynagi tükenmez miras edinen Pekaka, Mehepe ve Akepe ; yanlarina yedeklerine aldiklariyla birlikte ülkeye devlete her yetkiye haiz ayricalikli imtiyazli tollum üstü Bop siyasi sekreteryasinin yerel kilif ve kalipli istismar ve hamasete dayali maskeli balo fedaisi kesildiler..

    Hele ki yerli yabanci kiralik katilliginin özel usaklik ajandacisi Pekaka ve parlementer kostüm temsilcisi HEDEPE`nin BOP sözlük dilinden sökülmüs kopukluklar dolayip kayitli bantlardan calkaladigi özgürlük esitlik huzur refah baris kardeslik saygi hukuk adalet gibi kavramlara binaen ayrimsiz imtiyazsiz ortak yasama sevincini örgütleyici ve saglayici hic bir gerceklikle ne alakalari vardi ne ilgileri olmadigi gibi, siyasi tarihleri boyunca haddinden fazla ne olup olmadiklarina dairrligi ispatladiklarinin kiralandiklari yerli yabanci bütün yagma yikim projelerine ne denli yobaz gerici asagilik yozlasma kokusma cürüme zebanileri olduklari miktarinda yalakalik en seckin ve kullanisli seceneklerden biri olmanin akli fikriyle düsünüp davranarak; bop ham maddesi, kimyasi ve karakterine uygun gününe ortamina göre degisen dönüsen oynaklik firildaginda iliskiye girip ittifak ve ortaklik etmeyecekleri hic bir ihtiyat cekingeleri de yoktur. Bu seferki secimler sirasinda da aynisinin önceki benzerleri gibi kaliteli nitelikli usakligin ön grdügü ve buyurdugu üzere, uygun ortamlar firsatciligini Bop yagma yikim ganimetine dönüstürmeye kendilerine uygun SOL tahtaravalli pilatosundan her tarafa sünen, sallanan, ziplayan ve sarkan siyasi sarkacin- oy diyetli asiret devleti koparma talebiyle- zikzaklarini dönüp dolanacaklari kesindir.

    Forvetten defansa, her numarada en etkin ve seckin bop denegi olmaya rakipsizligini kimse kimseye kaptirmamaya yeminli, üretimsiz kanunsuz hukuksuz ve hayatin her alanina hükmeden KAYIT DISILIGI soygun sömürü baskisi dayatmasi ve zorbaligyla hükmeden mafyalasmanin kurumsallastirip yaygin yerlesik hale getirdigi bu bozguna topyekün buyuran; elde avucta ne varsa babalar gibi satarak ithal ve beton ekonomisine ülkeyi toplumu muhtac mahrum ve mahkum eden ; carkta düzende cevrim ici tüm bankasi borsasi medyasi tarikati holdingi mütahidi mimari mühendisi üniversitesi profosörü haydut haramilerinhepssi buraya oynuyor ve bu bozguna ihtiyaci var cünkü.

    Aslinda Akepe, Mehepe ve Pekaka`nin Türk siyasi hayatinda topyekün bütün ariza ve aksakliklariyla hic olmamalari, her türlü toplumsal iyilesmeye ve huzura kavusmanin istikrar isareti olacagi yerde ülke devlet toplum ortak yasaminin basina BOP bela`si olarak – yeni cehepe yedekleriyle birlikte -günü gündemi degismez cöküs ve cürümelerin yagma yikim siyasi sekretaryasi olarak cullandirilip cökertildigi..

    Aslinda kendine degerlerine dünyasina ve toplumuna dislandikca yalnizlasan, yalnizlastikca kopup uzaklasan; kopup uzaklastikca deger itibara alinmayarak tüketim bagimliliginin iradesiz kayitsiz kacak ve duyarsiz esaret zavallisina dönüserek her türlü yitik kayiplara yabancilasan; yoksul aciz mutsuz hiclik tezgahindaki ayrismis kutuplasmis künyelerde ancak zügürt tesellisi bulmak sebebiyle herkes burada kivranip sanciyor ve burada depresip oynuyor cünkü..

    Burayla ilgili alakali sapmis saplanmis bütün sosyal siyasal ekonomik ilim bilim ve kültürel tikaniklikta köklü DEGiSiMiNi bekleyen sarmalin hilesiz daleveresiz dümensiz olmasi ümitlenen secimlerden bir yenisine toplumsal iradesini koyup tercihini yapacagi en hassas dönüm noktasindadit Türkiye.

    Hayirlisiyla…! Hayirlisiyla..!

    Seyfi Karaca.....Mart / 23

  • tımarhane duvarı09.03.2023 - 20:20