Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Seyfi Karaca
Seyfi Karaca

Cagir ey kalbim deli gönlüm beni bildigi gördügü duydugu dogdugu topragindan hayatin huzurunda söyleyip yazan, insan divane eylesin..!

  • tımarhane duvarı26.03.2023 - 15:47

  • tımarhane duvarı26.03.2023 - 15:46

    ……..
    GÜZELLiK DEDiGiN DEMDEN DEVRANA 2
    ………

    Iyilik -Güzellik dedigin hayatin gerceklerini örtüp perdeleyerek bir takim cila maske yama siva boya cerrah ustura ve hormon bulasiklarini yükleyip yapistiran müdahaleleriyle sahtekarligini saklayip gizleyen dalavereciligin imkan ve mümkünü dahilinde kaici ve gecerliligi yoktur ya…ordan ölümünü cagirip kendi deger dengine dogmayarak neslini soyunu harcayip tüketen insanlik da bire bir ayni gercekligin günün birinde mutlaka yüzlesmesi kacinilmaz hayati silinmezlerine biriktirip kaydettigi dünya ve insanlik muhasebesine sorumlu ve ilgilidir.
    Ilahlastirilmis ABARTILI büyüteclerle insanliktan cikarilarak nicel nitel her türlü üstünlük seckinlik sifat fiil zamir vasif yetki imtiyaz ayricalik ve benzerlerini adanip tapinircasina sorgusuz yargisiz etiketledigi sahsin kisiligine ve karakterine özellestirenler; özgün duyarlilikta ve özgür iradede hic bir etkin varlik bildirimi göstermeksizin ihtiyatsiz cekingesiz hayran kaldigi, kuyrukculuk ettigi ve insan üstü yücelige tanrilastirdigi bagimli güdümlülügü sürünür ve sürüklenirler.

    DOGAL DENGESiNi yitirip bozulan hersey, üretip türettigi adaletsizlik gecimsizlik mutsuzluk sefillik yokluk yoksullluk baglamiyla endiseyi kaygiyi karamsarligi yalnizligi yabancilasmayi siddeti nefreti yalani talani ayrismayi catismayi ve KORKUYU günlük yasamin alisilmis kaniksanmislari temelinde yaygin yerlesik dolasima büyüten bu köklü kurakliktan kaynaklanip peydah olur.

    Sonra da tencere- kapak olusumu, toplumla yüceltilip tanrilastirilan yönetenlerin ayni benzesmelerde ortaklasip bütünlestigi akil fikir vicdan sorumluluk kayiplariyla en basta `mülk Allahindir `diyenlerin maskelendigi; gercekteyse herkesten cok onlarin paraya mala mülke servete güce gösterise her firsati cikar önceligine göre degisip ittifak ve firildaklik ettigi inanc ve kimlik istismarina hic bir öggün kisilik ve özgür irade refleksi göstermeksizin aldanip kanarak; üretmeden tüketen, sorgulamadan aldanan, aldandikca aldatan, aldattikca acimasizlasan, acimasizlastikca hiddet nefret kin zorbalik kanunsuzluk bencillik bagnazlik ve intikam kutuplasmasina kendini ve hayatini yitirip kaybeden, özgür hayatini ve özgün kisiligini yitirip kaybettikce sevgi saygi onur kültür sanat ilim bilim gibi sayisiz ve sinirsiz deger ve insanlik zenginliginden yozlasip cürüyen ve kokusan ; dünle yarin arasinda hic bir saglikli ve saglam iliskisi baglantisi olmayan yagma yikimlara kayitsiz ilgisiz kalmaya mahkumlugun her saniyeler icinde degisim dömnüsüm kaypakligina kendiliginden isleyip calisan BOP mekik makanizmasi devir teslim olur böylece.

    Cünkü insan aklindakini isler okur. Kalbindekini tasir ve yasatir. Inanc ve itibarindakini kendine denk ve degerli bilir. Bütün bunlarin hic biri yoksa deneyim ve gözlemlerle toplayip biriktirecegi hicbir eder degerde hayati ve kimligi yoktur insanin. Gözünde gönlünde yücelterek tanri katina sinirsiz sorgusuz her yetkiyi, imtiyazi, ayricaligi ve özel olmayi – imar memur mühendis sanayici sanatci ilimci bilimci filimci siyasetcisiyle her dalda ve her alanda - büyüttügü bozgunda ortak hayatin tüm saglam kaynak ve temelli düzeni dengesi bozulur, bozulup yikilan dengesizlige korku bela dert sorun sarmallari bütün beklenti ve cözümsüzlükleriyle hükmedip harami bagimliligina ve keyfiytine IKTIDAR olur.

    PEKAKa , Fethulmetal ve diger benzer yozlastiran ayristiran tarikat toplulugunun BOP kurgulu tesis pilan proje ve teskilatinda toplumun bütün bozulmus yagmalanmis deger bilinc bellek hafiza idrak irade kayip cürüme kkusma ve yikimlarina uyumlu güdümlülügün tüketim cilginligi aliskanligini ve algisini yerlestirip yapilandirarak her DOLDURUSA kolayca istismar edilebilirligin henüz gün gecmeden her yasadigi felaketi ve aldatilmisligini yenisiyle unutturarak ahmak ve salak yurduna konulan sosyal siyasal kültürel ve toplumsal enkaz carki BOP TEZGAHINDA her tükenise devre daim edilir.

    Bu bakimdan da inanir güvenirligi sifir eksilerde dönüp dolasan siyasal ekonomik sosyal kültürel ve TOPLUMSAL hayat, tencere-kapak olusumu ve olgusunu karsilikli doyurup besleyerek imar ve imal edilen ITHAL emanetciligin BETONARME RANT kentlesmesinde sürekli her bozuklugu affa ugratarak aldananla aldatilanin ortak cikar memnuniyeti yasanir. Sonucysa daima hayatin gerceklerine dolmus yigilmis ve birikmis kayitsizlik sorumsuzluk bencillik kanunsuzluk inancsizlik kimliksizlik kisiliksizlik yitik kayip ve ISTISMAR yiginagindaki sahsi cikar menfaatine odakli moloz DOLGULAMASI, yogunlugunu tasiyamaz noktaya gelince ihmal edilen hayat ve insanlik, kendini terkettigi felaketiyle yüzlesmek zorunda kalir.

    Bu dönüm dolasimda BOP YERLI ISBIRLIKCILERi toplaminda birbiriyle yarisarak Pekaka kafatasciliginin sivil temsilcisi Hedepe, bütün kirli karanlik gerici yobaz köktenci ayrilikci hizipci yikici bölücü maske ve mani fatralarini gizleyip saklayan serbest piyasa tüketim tezgahinda tipki Hizbullah ve Fethulmetaller gibi inancli ilimci bilimci hosgörülü ilerici aydin esitlikci özgürlükcü adil toplumcu cevreci ve zengin gönüllü gecinmenin bop isportaci SAHTEKARLIK tüccarligini satar savuttururlar.

    Bu bakimdan da bu sorgusuz hukuksuz dönüm dolasimdaki tüm sosyal ekonomik ve toplumsal kaynak zenginligine her yetkiden cökmüs cullanmis keyfine göre ezen buyuran soyan sömüren hükümranlik devraninin hic bir toplumsal tepkiyle karsilasmaksizin sürüp gitmesinde kendini kücülterek özgüvenini yitireren ; ve kendini degersizlestirdigi oranda gözünde ve gönlünde tanrilastirdiklarina kayitsiz sartsiz her isledigi harami haydutlugunu hak ve reva gören; ve her dayatip buyurdugu zorbaliga ibadet gibi itaat eden yilgin bitkin tükenerek cürüyen ayrismis kutuplasmis karma karisikliga ihtiyac duyar BOP.

    Bu yüzden de saha icinde ve disinda siyasetciden akademiyene, gazeteciden medyatöre, filimciden sair yazara, saglikcidan mimar mühendise, iletisimciden ulasimciya, egitimciden tarikatciya, gidacidan modaciya, süper markacidan hiper bankaciya holdinciye mafyaciya borsaciya tüccara tecavüzcüye ve hurdaciya..eskiyen figüranlarini yenisiyle degistirir dönüstürür tamir ve takas eder yahut ittifaklastirir BOP..

    Aslinda Zafer, Iyi Parti, Büyük Birlik ve Mehepe..hic bir nüan ve zerrece farkliligi olmadigi halde bu esas usul kaide temel düzenek üzere birbirinden tohumlanarak cogaltilip üretilir. Al iste, Fazilet`e `sana babamin malini yedirtmem `diyerek bagira cagira ve bütün yagma yikimcilarin ülkeyi devleti toplumu diledikleri alim veya satimlara mahsus keyfiyetten babalarinin sahsi mülkü olarak bildikleri gibi , dönmedigi firildaklik kalmayan YENiDEN REFAH; icinden sayisiz siyasi oluusumlarin birbirine demedigini birakmayan sayip sövüsleriyle tarihe kirli kayit ve damga vurduklarini felaketiyle bogusan toplumsal hafiza ve deger kayiplarina kolayca yedirip yutturarak…kadrosu eksik tezgahtaki formasi saglam boslugu doldurarak delikten süprülmeme kaydindaki ittifaka zikzaklar yaparak ve toplumunu dünyadan habersiz ahmaga sayarak , defansif yerlesik düzende forvet yerini alivermis bile.

    Seyfi Karaca……….Mart / 23

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 16:04

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 16:02

    …….
    GÜZELLiK DEDiGiN DEMDEN DEVRANA
    ……….
    GÜZELLiK dedigin… topraga belenmis, suya kanmis, isiga ve günese boyanmis ölümün kundaginda sapasaglam kalmanin nasibiyle insan ve günyüzüne cikabilen gayretini gayesini ve cabasini, ASKIN SOFRASINDAN sehimlenen onuru, huzuru, sevinci, doyumu, kanaati, kararliligi ve özgüveni giyip kusanmaktir.

    Taklidi yapilmayan gerek üzüntü ve gerek sevinclerle hic bir arabulucuyu, pazarlamaciyi, tercümani, reklamciyi, kaset veya bilgisayar hafiza kaydini siraya devreye koymaksizin, kimsenin özel ikrami ve keyfiyet hediyesi olmayan daglardaki kar, tepelerdeki rüzgar, bulutlardaki yagmur, dallardaki cagla yahut cicek; kaprissiz kibirsiz sifresiz maskesiz kotasiz vizesiz formatsiz ve limitsiz; kendisiyle barisik ; ve cesur, bilgili, dogal, saygin, adil, vicdanli, becerikli, liyakatli, duyarli, kültürlü olan insan degerliligi kadar GERCEKCi ve GÜZELDiR.

    Karacoglan diyor ki : „ Harami var diye korku verirler, benim ipek yüklü kervanim mi var „

    Nesimi : „ Hu cekerim, dem cekerim, O yar benim kime ne „
    Pir Sultan Abdal : „Yorulan yorulsun ben yorulmazam
    Derviş makamından ben ayrılmazam
    Dünya kadısından ben sorulmazam
    Kalsın benim davam divana kalsın „
    Yunus Emre : „"Gitti beyler mürveti, Binmisler birer atı, Yedigi yoksul eti, İçtigi kan olmustur."
    Mehmet Akif : „Zulmü alkıslayamam, zâlimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi icin gecmise kalkıp sövemem
    Üç bucuk soysuzun ardında zagarlık yapamam;
    Hele hak namına haksızlıga ölsem tapamam.“
    Hikmet Nazim : „Kapansın el kapıları, bir daha aclmasin,
    yok edin insanın insana kullugunu,
    bu davet bizim....

    Necip Fazil : „ Ustada kalirsa bu öksüz yapi, onu sürdürmeyen cirak utansin „
    Veysel „ Aska giden geri dönmez, asktan geri dönmeyense ölmek nedir bilmez „ demisler ki…

    Her `Maddeyi`gercek `Manasindan` ve bütün zorluk kolayliklariyla yasayarak yerli yerinde taniyan bilip görmenin derin kitabindan dünyayi okuyup insanligi kazanmak duygu ve düsüncesidir; kopyasi sahtesi ve taklidi yapilamaz bütün yasam cesitliligini kendi özgün gecekliginde ölcüp tartmaya dair duyulan ilgi, verilen emek, yorulan hatir ve hayal birikimlerinin giymis kusanmis GÜZELLIK hediyesinden herseyi ve herkesi kendisiyle ÖZDES, saygin, onurlu ve itibarli kildigi.

    Devresi ve devriyesi hic bitmeyen geceyle gündüzün, ölümle yasamin, hayalle gercegin, dünle yarinin, varlikla yoklugun, siyahla beyazin, insanla topragin hep birbiri icinde, birbiri ardina, birbiri ugrunda, birbiri koynunda ve kundaginda dönüp dolastigi, dogup öldügü, bayilip sagildigi, kacip kovalastigi eksik ziyanlara tamam olmanin ASK ile MESKiDiR gayet güzel dedigin DEM ve DEVRAN.
    Bahce Manolya`lardadir gün saat ve iklim simdi

    Coskun dereler, taskin irmaklar, yeseren topraklar, pürlenen asmalar kavaklar ve sögütler; kimi Nisan sobesine tellal tarumar, kimi MANOLYA BAHCELERINE nazli süslencelerden miskin misafir kimisi de henüz gövermis aci sogan hediyesi, EBEM SOFRALARINDA göz göz örtmelerden ve odalardan cirasi yanik Mart delicelerininin ocaktaki deli gönül fermanlarini sokaklara daglara ve ilk bahara cikarmakla gün egirip devran döndügü pervane kanatlaridir, topragin insanla güzellesip süslendigi ve insanin insana tutusup yandigi kibritten kavdan ve kivilcimdan…

    Seyfi Karaca…………Mart / 23

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 16:01

  • tımarhane duvarı25.03.2023 - 15:59

    ……….
    DEVREDÜZGÜNCE
    ………..
    Hem zaten…:
    Kötülükle iyilik arası karakteristik özelliği yeryüzü hayatının en bilinen başlıca zıtlaşması ve çelişkisini gerçekliği tartışılmaz kendine denk yapısında barındırdığı; farkındalığı olan ve yetişkin insan içindir, kundak kucağından itibaren hayata duyduğu ilgiyi ve yaşamsal ihtiyaç bildirimlerini işaretler, mimikler, çığlıklar, hareketler ve içgüdülerle duyurup ortaya koyduğu reflekslerin yerini, etkin yaşayarak gözlemlediği kazanım ve deneyimlerle kendi kişiliğine doğru giderken bütün zıtlıkların ayraç çizgisinde birbirini tamamlayan dünyayı algılar; aynı zamanda da örtüşüp bağdaşmayan farklılıkları anlamlandırıp tanımlayan seçeneklerin aklını fikrini bilincini idrakını duyarlılığını iradesini ve zihin zeka kaydını gerçekleştirir.

    Çünkü hor bakışarak, kabaca, bilinç altındaki içgüdümlülüğün kibir kahır kapris cilve cazibe takıntı saplantı ahkam sergi sunum gösteriş azgınlık dengesizlik sapkınlık doyumsuzluk ve görgüsüzlüğünü barındıran bütün toplum ve İnsanlık seviyeli değer dengelerinden sapma göstergeli her büyütülüp yüceltilen ABARTI , gerçekte hem insanlığı, hem insan ilişkilerini hem de dünyayı ufalar, ezer, bozar, alçaktır, sarsar, tıkar, boğar, başkalaştırır , çölleştirir ve küçültür.

    Çünkü sevgiden saygıya,sağlıktan adalete, tarımdan ticarete, dilden dağarcığa, kültürden inanca, ulaşımdan iletişime, edebiyattan sanata, eğitimden bilime, duygudan düşünceye, davranıştan duyarlılığa, liyakatten samimiyete, imardan insana…abartılarak yüceltilip büyütülen herşey, tapındığı aldanışları insanlıktan uzaklaştırıp büyüterek özel seçkin ve ayrıcalıklı kılınanlara sağladığı üstünlük, imtiyazcılığın geri dönüşümü , her zaman her şartta sonsuz felaketleri beraberinde getiren; artçıları çok kıyametleri çağıran; balına buyruk keyfiyeti İLAHLAŞTIRAN bozgun, yıkım , alçalış ,küçülme ve intihar girişimciliğidir.
    Ordan, yani ilahlaştırılan şair yazar rejisör siyasetçi sanayici tarımcı filimci bilimci hukukçu mühendis mimar tarikatcı iletişimci eğitimci gıdacı butikçi siporcu balıkçı mapazacı süper hiper marketçi oazarcı isportacı reklamcı sunucu haberci toplulukları patron tanrı ünü ve ünvanıyla yüceltilip insanlık üstü şöhret makam merci servet saltanat ve mertebelere BÜYÜTÜLDÜĞÜ vade ve müddetlerce gerçek hak hukuk beceri cesaret özgürlük özgüven emek paylaşım liyakat denge ve düzey değerlerinde sanat bilim edebiyat ilim inanç kültür irfan kişilik eğilim donanım ve karakteri doğup büyümediği gibi, miras ve milat tarihi dolanlarıyla tüm insanlık ölmeye devam edecektir.

    Hem zaten…

    Elliyi zar zor geçip genciken ihtiyara , altmış olduktan sonra her gün yüzyılların hediyedi, her saat hasta sayrıya gah seyyar sediye gah acil ambulans gah koma nöbetlerinde şifa dilekçecisi…
    Her ilmek kendine düğüm, her cemre kendine bahar, her güzellik kendine çiçek, her örgü kendine nakışlanmış süslenmiş aşk idi ; dünyanın cümlesince hali günü vakti serveti nasibi nimeti hikmeti ve vadesine , saygım samimi ehli muhabbet sevdalısı olup bilen ve bilenen her şeye ve herkese.

    Seyfi Karaca……….Mart / 23

  • tımarhane duvarı19.03.2023 - 16:49

  • tımarhane duvarı19.03.2023 - 16:48

    ….
    KAPANISA YAKINLASIRKEN DÜNYA
    ….
    Gün, esik, sokak, hayat, dag, irmak, dere, tepe, hal, dem, devran, ilim, irfan, toprak, iktisat ve insanlik yüzü görmeden sararip soluyor artik bundan böylesine Dünya.

    Sadece duvarin yüzünden caddenin yolboyu uzunlugunca her yeri kir zehir grültü kafes zivt ve asvaltla kaplanmis caddelerin söküp sürükledigi BALKON BAKISLI kör dügümlenmelerine eter koklatip kolonya tutarak; birbiri ardina kapanan gerek kaynak gerek damar durumundaki toplumsal bulusma görüsme dertlesme kaynasma yardimlasma ve dayanisma alanlarini iletisimsiz kurakligin herkesi icinde yutup bilgiden becriden idraktan akildan duygudan düsünceden saygidan sevgiden tümüyle koparan Yapay ve Hormon köksüzlüge yabancilastirip YALNIZASTIRDIGI hic degilse modern kentlerin bütün yilgin ve yorgunluklarini kaybolmusluk kimliksizliginden geri cagiran; ve her biri caginin getirdigi dert yiginagi ve sorunlar sarmaliyla toplanma merkezleri olarak islev gören; Endüstri CAGI`nin da kapanisina kesin noktayi koyduguna isaret eden MAGAZALAR ZiNCIRLERi; Yapay Zeka devrinin PATRON TANRILARINA daha cok kazandiran, daha ucuz, daha zahmetsiz, daha kolay, daha daha masrafsiz ve daha herkesi kendisiyle hem müsteri hem de daha bagimlilik artiran gardiyanligin kulu kölesi EVDEN ALIS VERIS yapilmasini dayattigi zorlamalarin geregini yerine getirmeye dönük cok katli magazalar, artik hic bir kosulda varliklarini devam edemeyip sürdürülemez iliskilerrde hayata tutunup dayanamadiginin birer birer ve ardardina iflasi cekip kapiya kilit vurmaktalar.

    Insanlarin dünyanin yükünü mega metropol kac göclerde nefes kesercesine araliksiz ve dur duraksiz biriktirdigi tasiyici kolonlarina hayatin hic bir yerde bitmeyecek olan kovaladigi yere yetsebilmek icin ezici gün mesaisini bütün birikmis yorgun bezgin yilgin bitik toksinlerini atip bir nebze olsun gevsetme ve bosatlma alanlari niteligindeki carsi -bazar kavramina denk gelen evden disariya; yani esige hayata sokaga meydana gezip dolasmaya bahane; karda tipide boranda evde olmayan sicak yuva duygusuna, bogulmus tikanmis kent yitik ve kayiplarindan kendie uygun teselli ikramiyesine, maske bakmaya, yüz yüze gelebilmenin hic de olsa insan kalabaliklarindaki her hangi her kimseye KARSTAT, GALERIA, ve cehre kostüm sekil icap takinmaya, cay saati pasta mesaisi kahvelemeye, keskin gerilimlerde zemberegi bosaltmaya, dilimlenmis zamana huzur rahatlik vermeye… emsal teskil eden örnegini tüm dünyaya hizla yayip yükledigi akibetiyle KAUF HOF ve benzerleri yok artik.

    Tipki hic bir gün isik günes yol dag tepe bayir iklim manzara ve yüzü görmeden kesim hanelere giden ve sanki diri canli hayattaymis süsü veren HORMON kimyasallarinin tavuk inek boga manda camiz et süt yogurt yapay yapmaciklari gibi. Tipki icinde hic bir dogal dünyasi olmadan sofralara servis edilen hazir paket envayi cesitlemeleri gibi ve tipki artik günesi yeri gögü yildizlari topragi görmeden yikilip ölen carpik kent yapilasmalari ve dogar dogmaz patron tanrilarinin kurguladigi ölü hayat döngüsüne kul köle, siddetin gerilimin gericiligin cehaletin korkunun öfkenin bunalimin vurgunun soygunun kinin nefretin kacagin talanin kayitsizligin sorgusuz sualsiz tüketim müsterisi güdümlü ve bagimliligindaki mutsuzluk muhtacina temelli zül ziyan olan insanlari gibi…

    Seyfi Karaca…….Mart / 23

  • tımarhane duvarı14.03.2023 - 13:41

  • tımarhane duvarı13.03.2023 - 16:19