Karanlıklar içindeyim, gölgelerde soluyorum,
Gecelerin siyahını, ben içime dokuyorum.
Kimse bilmez sırlarımı, derinlerde gizlenirim,
Sessizliğin ortasında, yapayalnız izlenirim.
Ateş gibi kor bir acı, yüreğimi dağlıyorken,
Ruhumun ta ötesinden, hüznüm bana ağlıyorken.
Ruhum niye dibe vurmuş, onlar zirvelerde neden?
Neden gülsün dünya bana, acıları çekerken ben?
*
Masivanın ötesinde, gizli gizli yanmaktayım,
Zaman durmuş bu boşlukta, ben geçmişi anmaktayım.
Sırlar dolu bilinmezlik, beni içe çekiyorken,
Şifa gelmez bu yâreye, kimse yaşım silmiyorken.
Düşlerimin mezarında, açan solgun bir çiçeğim,
Karanlığa mahkum olan, zehir içmiş bir böceğim.
Yükseklerde uçan kuşlar, sefa sürüp güldürüyor,
Neden gülsün dünya bana, umudumu öldürüyor?
*
Yıldızların gölgesinde, eriyip de gidiyorum,
Bilinmezlik denizinde, sessizce ben yitiyorum.
Rüzgarların çığlığında, aradığım esarettir,
Işıkların ülkesinde, bulduğum kör cesarettir.
Onlar gezip bulutlarda, ilahe gibi bakıyor,
Benim ise damarlarımdan, kızgın sular akıyor.
Alev alev yanan göğsüm, isyanların pençesinde,
Neden gülsün dünya bana, bu azabın gecesinde?
*
Görünmez bir zindan vardır, can evimi de boğuyor,
Gece gündüz karanlıklar da, hep içime doğuyor.
Göğe çıkan en şanslılar, yukarıdan bize bakar,
Karanlıkta kalan ruhum, ateşleri içte yakar.
Tılsımlı bir hülyadır, ellerimden uçup kaçan,
Zehir dolu bir hançerdir, yüreğimde yara açan.
Onlar parlar şafaklarda, ben zevalde eriyorken,
Neden gülsün dünya bana, ızdırabı veriyorken?
*
Muammadır şu dertlerim, dile gelmez hecelerde,
Beni bulur kabuslarım, uyutulan gecelerde.
Ağır ağır ilerliyor, ruhumun en derin fayı,
Belirliyor kaderimi, karanlığın gergin yayı.
Mağrur olan o yürekler, zafer için canlanırlar,
Gönülleri ferah bulup, gurur ile şahlanırlar.
Ben dipteyim yapayalnız, gölgelerin siperinde,
Neden gülsün dünya bana, bu kabusun çemberinde?
*
Yüce özlem kor bir ateş, için için yanar durur,
Bilinmeyen bu gölgeler, ta kalbimden beni vurur.
Semalara hükmedenler, ışıkları saçıyorlar,
Meleklerin kanadında, gökyüzüne uçuyorlar.
Onlar için açılırken, görkemli sur kapıları,
Yıkılıyor birer birer, huzurumun yapıları.
Sır oluyor tüm neşeler, hep kalbimi sızlatırken,
Neden gülsün dünya bana, sen onları kutluyorken?
*
Tanımadım ben şöhreti, gökyüzünde ihtişamı,
Eziyettir benim payım, ruhumdaki kış akşamı.
Düşündüğüm her dakika, bu sır beni mahvediyor,
Derinlerde kayıp olmuş, aklım beni terk ediyor.
Gökte uçan o kahraman, rüzgar misal esiyorken,
Zalim gece umutları, dalımızdan kesiyorken.
Ağlayayım tek başıma, sır dolu bu gizli handa,
Neden gülsün dünya bana, akıp giden bu zamanda?
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 10:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!