toplum için yaşadılar
bağımsızlık için savaştılar
çığlık oldular zulme karşı
sonra
onurlarıyla
sessizce çekip gittiler
hey benim
tarifsiz vurulmuşluklarım
etrafa aldırmazlıklarım
ve yeniden olsa
yine de seninle
doyumsuz yaşanmışlıklarım
alın yazısı gibi
önceden yazılmaz
duvar yazıları
fırçanın istediği renkte
büyüklükte
içerikte
tüm vahşetin
olanca acımasızlığı
ve dehşetiyle
hüküm sürdüğü
orman kanunlarının hakimiyetinde
ağaç kovuğuna sığınan
doğrularımı yaşadım hep
genel doğruları
ve doğru bildiklerimi
eğrilerim olmuştur muhakkak
ama eğilmişliğim asla
bizimkisi
vaha yaratmaya benzer
susuz
koskoca dünya çölünde
çiçek desen bulunmaz
umudun kırıntılarıyla yaratırız
yorgun şehrin
ışıl ışıl
dingin
ve sakin gecesinde
kurbağalar vırakladığında
ayın şavkı
bir sen anlarsın beni
ve bilirsin sırrımı
bir sana dökerim içimi
gerçi şişede durduğun gibi durmaz
sallandırırsın beni
ama yine de olsun
hırpalandım
sıkıntı yaşadım
sıkıldım
ezildim
üzüldüm
özgürlüğümü kaybettiğim de oldu
yeri geldi
kar yağdı sevdama
yeri geldi
sağır eden gök gürültüsünde
sırılsıklam oldu
donuna kadar ıslanarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!