5- Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir.
Bunlar öznesi ile işaret olunan, insanlar içinde seçkin bir sınıf oluşturan Allah’a İman, İtaat, Muhabbet ve İtimat vasıfları ortaya konulmuş olan muttakiler; Yaratıcılarının yaratış gayesini idrak edip, O'nun rızasını kazanma amacını yaşam gayeleri gördüklerinden; yaratılış gayeleri doğrultusunda yaşayanlar, hayatlarına anlam kazandırıp, tabiatın, tesadüfün, ve kendi kendine oluşumun anlamsız, amaçsızı, kahredici yalnızlığından, kalp ve ruhun hezeyanlarından kurtulup;
Allah tarafından ebedi bir saadet âlemini kazanmaları amacı ile yaratılmış olduklarının inanç ve umudu içinde var oluşun ruhlara kazandırmış olduğu sonsuz mutluluk ile hayatı sonu sıfır olan dramatik bir sahne oyunun, zorlu işlerde çalıştırılan bir esir kampı veya idam emrinin verilip infaz gününün beklendiği bir esir kampı olmaktan kurtarıp, saadet saraylarında ebedi yaşanacak alenim kazanılacağı bir ticaretgah ve bir bekleme salonu haline getiren hidayet üzere olup, felaha kurtuluşa erenlerdir.
Vel ilm-u indellah lay-elemul ğaybi illallah.
6- Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
Aklın göstermiş olduğu gerçekleri görmeyenler, vicdanın yüklemiş olduğu sorumluluklardan kaçanlar, kalbin hissettirdiği muhabbete eremeyenler; tembelliklerinden veya insan onuruna yakışmayan basit zevk ve gayrı meşru isteklerine esir oldukları için zaaf ve inatları yüzünden uyarılsalarda gerçeğe davet edilseler de inanma şanslarını kaybetmişlerdir.
7- Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.
Kendilerine sunulan sonsuz nimet ve imkâna mukabil, kötü düşünce ve isyan içeren davranışlarından, inat, inkâr, muhalefet ve düşmanlıklarından dolayı, gözleri gerçeği göremez, kulakları Hakk’a davet edici sözleri duyamaz olduğu, dilleri tepki gösterme çirkinliği içine düştüğü için kalpleri artık Hakk’ı kabul etme yeteneğini kaybetmiştir.
Allah, artık onların gözlerini perdelemiş, kalp ve kulaklarını mühürlemiştir.
Ey yapraklarım döküldü
goncam soldu diye üzülen güzel Gül!
Üzülme solan ve dökülenler,
gelecek daha güzellerin yolunu açacağını unutma.
İnsanlar olaylar karşısında tedbirler alarak
TAHMİNİ KADERLERİNİN TEHDİDİNDEN kurtulmaya çalışırlarken;
Haklarında takdir edilmiş
GERÇEK KADERLERİNİN ARKASINDAN
KOŞTURULDUKLARINI ne zaman anlayacaklar?
Geri kalmış ve az gelişmiş ülke insanlarının ORTAK DERDİ.
Cahillik, fakirlik, ihtilaf, kadını ve erkeği ile tüm insanlığın kederi.
Kadın ve erkek diye insanı ayırmak,
İnsan ve insanlığa ihanet.
Başı rahmet, ortası mağfiret,
sonu cehennemden kurtuluş ile
müminlerin müjdelenmiş olduğu on bir ayın sultanı
ramazan-ı şerife ulaştıran Allah’a rahmet ve mağfiretinin sonsuzluğunca hamd olsun.
Cümlemizi onu hakkı ile idrak edip,
Doğruluk hazinedir, asla onu kaybetme,
Yalan şeytan hilesi, sakın tenezzül etme.
Arındır zalim nefsi, hayvani arzulardan,
Sevsin seni hem kulu, hem de seni yaratan.
Taviz verme aldatan, şeytana tabi nefse,
Mürşidini iyi seç, yoksa halin haraptır,
Muhali talep etmek, sadece bir seraptır.
Hakka kıl itaati, girme batıl yollara,
Takdire kanaat et, muhtaç olma kullara.
İrfan denen saadete, bir yol gerek varmak için,
Şeriat zorlu bir kapı, zalim nefse verir biçim.
Sonra tarikat berzahı, gerek geçmek can ve maldan,
Marifet makamı emreder, sıyrılmayı masivadan.




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler