Dünyada en ucuz şey insan ve insan emeğidir.
Tüm dünyada, kendisini zengin zan eden, insanlık yoksunlarının;
Boynuna tasma takılıp, parklarda gezdirdikleri süs köpeğine verdikleri değer kadar,
insana değer verildiği söylenebilirmi?
Dünyada yaşarken dikkatli olmak lazım.
Gece ormanda odun toplayan adam gibi olmamalı.
Nereye bastığımıza, ne yöne gittiğimize, elimizi neye attığımıza dikkat etmeli ve isabetli karar vermeliyiz.
Evet, maalesef.
Evet, baba sulbünde sperm olarak kim tarafından var edildik?
Anne rahminde kim besledi dünyada yaşayacak his,duygu ve organlar ile donattı?
O aciz halimize rağmen, dünyaya getirip yeryüzünün halifesi, yaratılmışların sultanı,
Zat-ı Zülcelalinin muhatabı makamına oturtan kimdir?
Bir fıkra ile önemli bir konuya şahsım adına bir bakış açısı kazandırmak istiyorum.
Tabii ki bu kadar önemli bir konuda benim söyleyeceğim sözün ne önemi olabilir.
Amma olsun her insan ayrı bir âlem,
her akıl ayrı bir icat ve üretim merkezi,
her gönül farklı ilgi rüzgârının dalgalandırdığı bir ummandır.
İYİKİ VARSINIZ! .
Ben akıl sahibi hiçbir insanın,
Allah’a ve ahirete inanmadan sadece YOK OLMAK İÇİN BİR ÖMÜR SÜLÜK GİBİ SÜRÜNEREK YAŞAYAMAYA RAZI OLAMAYACAĞINA İNANIYORUM.
Cesur ateistlerin ise,
İnsanlar,
DEĞERSİZ, FANİ, BASİT,
GÜNÜBİRLİK şeyler üzerinde
GEREĞİNDEN FAZLA düşündükleri için
DÜŞÜNMELERİ GEREKEN DEĞERLİ ŞEYLERİN FARKINA BİLE VARAMIYORLAR.
Hayat bir yarış ki, sensin rakibin,
Ölüm öyle bir dert, yoktur tabibin,
Yazılandan başka, var mı nasibin,
Kaderden öteye, bir yol bulunmaz.
Ali sözler temiz ağızların hakkıdır.
İlmi ledun havassı azamın işidir.
Aşkını şehvetinden ayıramayanların, Allah’ın adına aşk demeleri ancak ve ancak, haddi aşıp maluma muhalif hezeyanla etrafındaki bazı zevat ile cinsi latifin ilgisini çekmekten başka bir şey değildir.
Ehli hakikat ve marifet, hakkı, hak üzre olanlarla, hak meclislerinde paylaşır.
Büyük âlim ve mütefekkirlerimiz tarafından;
Dünyayı sevmediğini söyleyen, şikayetlerle hakaretler yağdıran dört insan gurubunun var olduğu söyleniyor..
Birini gurup insanlar:
Ehl-i marifettir.
Sevdiğinizi zannettiğiniz kimsenin, tenine (etine) dokunmak arzusu mu?
Ne olduğunu bilemediğiniz, yüz maskesinin arkasında gizlenen, göz penceresinden bakan ruhu ile kalp bahçesinde buluşup kaynaşmak mı?
Galeyandaki bir hissin, tatmini için katlanılan bir fedakârlık mı?




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler