Sustum,
Tüm zincirlerini kırarak
Koca şehir İstanbul
“Tıp” oynuyordu
Kalabalıklar içinde
Yaşam sevinci elinden alınmış
Köyde,
Yaşam zordur.
Toprağı yoğurmadan,
Sürmeden,
Çapasını yapmadan,
Otunu yolmadan,
O minicik ellerinle,
sıcacık,
tuttun yaba ellerimi.
Gözlerin.....
Gözlerin büyüleyici bir derya,
pırıl pırıl yakamozlu,
Sarmış bizi,
Elleri kara, kirli
Ortamsızlıklar…
Uzun, kara pelerinleriyle,
Tümden ve geceden,
Karanlıklar…
Uyanmak!
Uyanmak istiyorum.
Bir sabah...
Bütün güzelliklere,
İstisnasız kucak açmak istiyorum.
İçimi dolduran,
Gözlerimin deltasında,
bulanık göletler oluşturdu,
birikmiş sağanaklarım.
Bu pazar ..
kara pazar...
Daha dündü konuşmalarımız.
Lavantalar ekelim
En çok özleyenin
Yürek bağının yüzüne
Mor sevdalar koksun
Burcu burcu efil efil
Ve asalım ağırlığınca
Uyandırmak,
Kışımızı bahara....
Kar altında bir isyan,
başkaldırı var karakışa
Leylaki bir maviye bürünür
Üstün başın mavileşir
Sevdiğim
Yüzün
Yıllar yılıdır tanıdığım
Öptüğüm, okşadığım,
Hasretle baktığım,
Bakmaya doyamadığım yüzün
Bazen,
Mantık ve aklın,
Kabul ettiği,
Herhangi bir şeye,
Yüreği inandırmak,
Pekte kolay olmuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!