Uykunun kıyısından döndüm
Göz kapaklarımda biriken geceyi
Yıkadım çeşmede
Şimdi berrak bir sabah gibiyim
Gece herkes uykuda
Farklı rüyaların içindeler
Ya ben
Yarı uyur yarı uyanık
Direnirken gözlerim karanlığa
Ya yüreğim
Acıyı bağrına basınca
Azalır mı?
Coşar mı? bilinmez.
Yürekten gelen her şey
İner derinlere
Bugün göğsümde bir kuş tüyü kadar hafif bir sızı,
Sabahın ilk ışığıyla dans eden toz taneleri gibi.
Ne ayrılık bu, ne veda,
Bir kuşun kendi yavrusunu uçurması, gökyüzüne kanat çırpması gibi
Zaman dediğin nedir ki?
Kum tanesi midir, incecik, elde kayıp giden?
Yoksa koskoca bir dağ mı, dimdik, geçilmeyen?
Belki de nefes aldığımız anılardır zaman,
Gülümsediğimiz, göz kırptığımız o kısa süreler
Bırak saatleri, takvim yapraklarını
Zaman değirmeninde öğütülmüş
Buğday taneleriyiz ikimiz
Un ufak olsak da
Aşk, o eski değirmenin taşı gibi
Döner durur içimizde
Sabahı kuşlar getirir
Her biri bir telinden zamanın
Kopardıkları nağmelerle örerler
Göğün maviliğini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!