Yedi kat göge çıkartıp,
Boşluğa bıraktın.
Ruhum maktul,
Sen katline musahhar.
Yetmiş bin âlem şahittir,
Ağıdım,
Geçmişe gömüyorum,
Bir daha gelmeyecek sevda heyecanını,
Umrumda mı sanıyorsun,
Veda sözleri,
Bir yosmanın diline düşünce,
Suskunluğumun asıl sancısı,
Helalleşti son dalga denizle,
Ay ışığından bir yudum içip öyle git.
Sâyesin de bir meltem uğultusunun,
yelkensiz gemilere vedanı doldur öyle git...
Bırak beni hüzün.
Yüreğimdeki büyüklüğüne sığınıyorum.
Asayı bir cılız ardelen kemirdi.
Düştü bir Süleyman,
son tahtının eşiğine.
İbret, hayreti pusturdu o dem;
O taht ki, herkes orada kraldı...
Kırmızı şarabın mavi sarhoşluğunda
Sen,
Devrik tümcelerin,
Devrilmez anlamlarında.
tutulmak aya güneşe değil,
senin dizelerine.
Sen gelmişsin,
Ben çoktan gitmiştim...
Bir uğurböceğinin,
rakı bardagındaki dünyasının turu.
Bir agustos gecesin de
Yaprakların rüzgarla dansı.
Sen,
Sen ki,
ömrümün geri kalanı,
Uğruna duâlar adadığım yârim,
Kalbi nurla boyalı...
Vardiğın kente yağmur yağıyormuş,
...
Seni özlemenin de bir hâzzı var...
Bir umut susturacak kalbimdeki gurbet kuşlarının çığlıklarını...
Gelsene sevgili eylül gelmeden
Ekim geçmeden...
Ben yine beklerim Kasım da gel...
Ben aşkın küllerine üfledim
yangın yeniden başlasın
aşkı ben bir savaşın tam orta yerinde öğrendim ...
Kaybetmekten korkmadan sevecegim seni...
Başka kalpler bana gelişinin duraklarıydı sevdiceğim
Bir Araf ıssızlığı içim de,
Hasret içim de hergün büyüttüğüm bir çocuk.
Durgun bir liman sevda,
Bir deniz feneri köpüren okyanusta gözlerin.
bir Hira mağarasın da inzivaya çekilir,
Senin kalbin de ruhum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!