Bana ıslanmayı öğreten yağmur,
Günümü aydınlatan güneş,
Gecemdeki hilal...
Yüzünde gül bahçesi açan çocuk,
Büyükanne mi benden alan ölüm ,
Beyaz'ı bildiren kar,
Çözemedim bu hayatın bilmecesini
Kaderin labiretlerin de kaybolan benim
Bir döngü kapısı mevsimler.
anahtarı hangi Bahar da bulamadım
Bir son görünüyor dünya cografyasın da yalnız iki metre kare
Söyle cenneti sığdırabilirmiyim ?sen söyle
Bir tohumun için de saklanır,
Cümle yemişler.
Bir gün bir bakış da hatırlanır hatıralar,
Tebessüm sadakadır inananlara,
Selam her din de önsözdür söyleyene,
Bir anne duâsı,
Kırık bir saksı'da
Köklerini büyüten bir fesleğenim
Geceleri müşkül bir şair,
gündüzleri kalabaliklar da herhangi biri.
Bir tebessüm kadar yakın ,
kalbimim senin kalbine mesafesi,
Saklı kusurun da bir dil yarası,
Tutmadığın sözlerini mahşere bırak sevdiceğim.
Affedince seni kendi mizânım da ,
özgürlüğe yol etti,sesimin yoksul ağıtları.
Ara sıra gelirsem aklına,
Ara sıra sesimi ozlersen,
Adımı bile ben seçmedim...
Belki adaşız seninle.
Bize öğretildigi kadar seviyoruz birbirimizi....
Belki aşk böyle birşey değil,
Bu yüzden kalbimizde cam kırıkları.
Ruhları yaralayanın
Gecenin nazarı delik deşik ediyor uykularımı,
Bir Kurt sürüsü sarmış ,
rüyalarım da kuru otların üstünü.
Alnından vururum iki soysuz adamın.
Mapusa attılar korkularımla beni aynı koğuşa.
Oluk oluk kızıl terle uyanır,
Herkes aşka dair birşeyler karalıyor,
Başka bir yolu olmalı hislerin ifşasının.
Bir mihekt taşıda vurmalı,
Şair söz tokmağını
Herkes konuşsun,
birbirinden çalınmış cümlelerle.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!