Kalbin bir limandı,gözlerin deniz.
Kayboldum dünyanın telaşelerin de
Sana sığındım.
Yordu hayat yıllar yordu.
Bir soluk sonbahardı geriye kalan,
Yollar da biçare ben ,
Bir bilinmezligin yolcusuyuz biz,
Ertesi günün gün doğumunu,
uyanmak bile muamma bize
Ekmeği aşı ve dahi aldığın nefes.
O bile hediyedir bize.
Ey yeryüzünün misafiri insanı beşer.
Bir yanım bahar bir yanım tufan
Yoruldu yüreğim beklemekten vuslatı
Ben sabır dervişi değilim
Bak gözlerimde ki yağmur yüklü mavilere
Siyah kefenler üzerimde
Mezarlara yürüyorum umutsuz
Gönlümün sandıklarında kilitli küllerim kormuş meğer.
Pâre pâre yanan iki ömrün arasına sinlenmiş yangın yerimiyim...
Göklere saldım güvercinler.
Sana hasret mektupları getirecek..
Kanatlarındaki çırpınışlar,
yüreğimdeki umudu sana hatırlatsın.
Seversin sandım.
Gözlerime güneşleri sürüp sabahları yatağıma bırakırsın sandım
Bir çicekle gönlümü alıp,
Bir şiirler yazarsın.
Yağmurlar da ıslanıp
Kedileri birlikte severiz sandım.
Senin bir bakışın şifadır ruhuma...
artık dert,kıyısından geçmez ömrümün.
Elinin değdiği her zerrem sana minnattar.
Birgün gidersek birbirimizden.,
gülüşlerin yeter sesin yeter gönlüme.
Gözlerimin mavilige bıraktığın denizleri hatırla
Yedi kat göge çıkartıp,
Boşluğa bıraktın.
Ruhum maktul,
Sen katline musahhar.
Yetmiş bin âlem şahittir,
Ağıdım,
Helalleşti son dalga denizle,
Ay ışığından bir yudum içip öyle git.
Sâyesin de bir meltem uğultusunun,
yelkensiz gemilere vedanı doldur öyle git...
Bırak beni hüzün.
Yüreğimdeki büyüklüğüne sığınıyorum.
Kırmızı şarabın mavi sarhoşluğunda
Sen,
Devrik tümcelerin,
Devrilmez anlamlarında.
tutulmak aya güneşe değil,
senin dizelerine.
Sen gelmişsin,
Ben çoktan gitmiştim...
Bir uğurböceğinin,
rakı bardagındaki dünyasının turu.
Bir agustos gecesin de
Yaprakların rüzgarla dansı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!